Artık herşey aleni..

Sevmezler birbirlerini, zıt giderler, taraftarları aynı tribünde Milli Maçlar dışında pek görüntülenemez. Ortak ezeli rakipleri olan takımın tarafında bitiverirler "derbi" öncesinde, aslında derbiden bile saymazlar birbirleriyle yaptıkları maçlar dışındakileri, biri kuyudan su çekmeye çalışırken, diğeri onu içeri itmeye çalışır, aynı ipe dolanır birlikte düşerler.. Renkleri farklı ama istemeden de olsa, söyledikleri cefa türküsünün, makamı da, güftesi de aynı..

Yaşından beklenmeyen bir yetenek sergileyen, komşunun becerikli, sevimli oğlunu alkışlar gibi alkışladığımız Bursaspor bir tarafa, geçen seneki gibi son 100 metrede atak yapmak isteyen Beşiktaş bir yana, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın son haftalarda hemen her maçı sonrası hakemle ilgili eleştiriler iyiden iyiye arttı.

Lig'in marka "bedeli" kalite "değerini" kat be kat aşıp tur bindirirken, Avrupa'nın en pahallı maç yayınlarından bir tanesi ekonomik sıkıntıyı artık bir "kader" olarak benimseyen Türk insanına "dayatılırken", Bekir İrtegün, Mustafa Sarp, İbrahim Kaş gibi oyuncular eksik altyapı organizasyonu ve keskin yabancı kısıtlaması yüzünden "rahat rahat" büyük takımlarda "yıldız" olurken ve TFF bu tiyatroya "harici müdahil izleyici" gibi katılıyor, Türk Hakemliğinin kaderi yağlı popoları üzerinde ahkam kesen TV amcalarına kalmış, "Allah'a emanet" gidiyor.

Bülent Yıldırım, Fırat Aydınus gibi hakemlerin yakalarına takmaları gereken FIFA kokartı yerine, uzaktan bakınca "fren balatası" şeklinde görünen rozetleri artık taraftarı iyiden iyiye isyana sürüklüyor.

Kulüp başkanlarını, bowling labutu sanan yetkililer, ne kibar nede biraz haddini aşan kelimelerle yapılan uyarıları kaale almıyor. Bu kulüpler, çok büyük özerk kurumlar, arkasında kitleleri sürükleyen camialar bu kadar ucuz olamazlar, hakemleri her defasında geçici başarısızlıklara hedef gösteremezler. Öyle dahi görünse, sizin varoluş sebebiniz bu kulüplerdir, acaba bir masa başında toplanıp, tüm masa başı oyunlarını bitirmek için konuşma vakti değil mi ?

Yngwie J. Malmsteen - War to end all the wars*

Kurum'un prestiji zaten söylenenlerle, TV'lerdeki "amcaların" sar geri, oynat komutlarıyla, özgür basın adı altında üstü kapalı hakaret ve ithamlarla dillere düşmüş, ve bu kurum Türkiye Cumhuriyet'indeki en popüler ve mali getirisi yüksek olan Futbol Liginde, tarafsızlığı sağlamak ve bu Futbol'u daha ileriye götürmekle sorumlu olan kurumdur.
Bakın düşünün ki, A takımının katledilen bir maçı sonrasındaki hafta, bir önceki hafta sessiz kalan ve A kulübünü hakemleri yersiz eleştiri ile etki almakla suçlayan B takımının maçında akıl almaz işler oluyor ve maça, skora, zirveye ve kamuoyu gündemine doğrudan etki ediyor. Yılmaz Erdoğan'ın bir Stand-Up showunda söylediği gibi, aradan dere geçiyorsa "karşı köy" olur ve düşman olur ya bizde iki köy, bu düşmanlık öyle abarmış ki, A ve B kulübü bir araya gelipte, "yahu arkadaş bunun sonu yok, bir hafta sana bir hafta bana, gel alalım yetkilileri, bizlerde "muhtarız", "kaymakamla" bir görüşelim, 'köy ahalileri' gergin" diyemiyor. Yaman paradokslara düştük !

Onur abi (Beyaztaş) bu hafta yakınır, haftaya ben yakınırım.. Kim yakınırsa karşısındaki "geçen haftada bize olmuştu" der, Mehmet abi (Özışık) hakem değil futbol konuşmak istediğinden "boşverelim abi, futbola bakın futbola" diye yazı yazar.. Zihniyet buyken, Lig Zirvesine balans ayarının "BU KADAR ALENİ" biçimde çekilmesine hiç kimsenin itirazı olamaz.

Bu artık, ortak bir sorun..

İyisi mi Pakize Suda ile Hakkı Devrim yazsınlar bu işi.. Malum, biz spor yazarları orta yolu bulamıyoruz..

Not: Hürriyet'in internet sitesindeki +7 yazısında Fenerbahçe taraftarını ağza alınmayacak hakaretlerle tarif eden, "Türk Odunluğu" gibi bir tabir çıkaran (Ermeni, Rum basınında dahi böyle birşeye rastlamak zor) adı lüzumsuz kişiyi kınıyorum. "Ama yazının sonunu okuyunca şey oluyor abi" cümlesi aptal avuntusudur. O yazının sonundaki hiçbir cümle, o hakaretleri yayınlayan Hürriyet gibi büyük bir basın kuruluşunun ayıbını örtmez. Spor yazıları için eyvallah, ama "Türk Odunluğu" tabirini Sn. Fatih Çekirge'ye aynen iade ediyorum.

*Yngwie Malmsteen'in 2000 yılında çıkardığı albüm, "tüm savaşları bitirmek için savaş".

www.internetspor.com sitesinden 17 Mayıs 2012 07:46 Perşembe günü yazdırılmıştır.