Fenerbahçe taraftarı yalnız bırakıldı

Beraber yürünen yollar, beraber ıslanılan o stad, beraber söylenen şampiyonluk şarkıları Zico'nun resmi basılı kartpostalların arkasında sararıp yıllanırken, taraftarın kısılmış sesiyle son ikazını dinledik :

"Fener gol gol gol, Şampiyonluk gidiyor.."

Fenerbahçe'yi Fenerbahçe yapan, taraftarının en zor günde bile, "En Büyüğüz" demesine sebep faktörlerin en başında gelir taraftarının sevgisi.

Nazım Hikmet'in buhran yıllarında, özlemle beklenen yazıları arasına bir Fenerbahçe maçına dair satırlarını ekleyerek okuyanlarını şaşırtması da bu şekilde açıklanabilir.

Haksızlıklara uğrayan, hak yediği iddia edilen, hakemle, rakiplerin saha dışındaki kirli ittifaklarıyla uğraşan, Futbol'un patronu TFF'nin ve Türkiye'de futbol alanında dengeleri sağlayan yorumcusundan yöneticisine, herkesin, güç gösterisi, tiraj, reyting, prim yapmak adına saldırdığı büyük Fenerbahçe'nin, tüm bu olumsuzluklara göğüs geren yönetimlerin destek aldığı, ilham aldığı seyircileri yapayalnız artık.

"Parasını öde, formanı al, parasını öde, biletini al, parasını öde, kaşkolunu tak, parasını öde, kartını al, stada gel, kurallar dahilinde maç izle, stadı boşalt.."

Gözleri doyuran, taraftarı tellere hücum ettiren futbolu senede bir defa belki izleyebiliyoruz. Zico döneminde, yedeğin yedeği iken şimdi sakatlandığında ah vah ettiğimiz oyuncular acaba Benjamin Button gibi gün geçtikçe gençleşiyorlar mı? Fizyolojilere tersine çalışmıyorsa, o dönem ilk 18'e girmekte zorlanan Deniz, Selçuk, Ali Bilgin, Vederson gibi oyuncuların sahada ne işleri var? Bu ciddi bir sorudur.

Daum'un maç sonrası açıklamaları, Rıdvan Dilmen'den daha çok izlenir oldu. Rakip takımın taraftarları ağız dolusu kahkalarla gülmek için zavallı Daum'u dinliyorlar..

Durun, bir düşünün. İşler her geçen gün daha da kötü giderken basında konuyla ilgili çıkan haberlere bir bakalım ;

* Aziz Yıldırım soyunma odasına in(miş) - Rivayet
* Daum antremanda oyuncularına güven aşıla(mış) - Rivayet

İşte Fenerbahçe, Futbol Şubesi adına en korkunç sezonlarından birini geçirirken, Antalyaspor'u bir şekilde "yenebilmiş" ve artık herşeyi unutup şampiyonluk adına tek yumruk olması gereken, moral veren sözlerle özgüvenini tekrar kazanması gereken haftada, kötü gidişatla ilgili çıkan yegane iki haber, bunların da doğruluğu teyid edilemiyor, söylenti yani. Elle tutulur tek ilk ağızdan açıklama haftanın en sonunda, Gençlerbirliği maçı sonrası Daum'dan ;

"POZİSYONLARI (!) DEĞERLENDİREMEDİK !..

Henry geliyormuş, Quaresma geliyormuş, Semih ve Güiza gidiyormuş falan filan.. Saklayalım bu gazeteleri, pikniğe falan gittiğimizde üzerinde yemek yerken okuruz bu haberleri.

Lütfen yönetimden biri çıksın ve taraftarın duymak istediklerini değil, duyması gerekenleri söyleyin.

Portishead - Give me a reason to love you

Çok yönlü olduk son 2 senede ;

Destekleme işi taraftarın
Ateşleme işi de taraftarın, gol için "yalvaran" nağmeler de tribünden yükseliyor.
Kulübün başkanı küsüp, kızıp maça gitmeyebilir ama stadı tıka basa doldurma görevi de Fenerbahçe taraftarının.
Daum'a taktik verme işi de taraftara düşmüştü (Bursaspor maçı)
Stadı doldurmak konusunda kendi kendini motive etme işi de taraftarın. (Eskiden haftaiçi antreman döneminde taraftarın sevdiği oyuncular gazete satırlarından, TV'den taraftarı maça davet eder, ne olursa olsun bu maça gelmeliler derdi, şimdi bunun yerini araba kazandıran kampanyalar aldı, FB TV reklamlarını kaçırmamak lazım). Fenerbahçe taraftarının gerçekten sevdiği bir ismin, umut dolu bir röpörtaj sonrası "bu hafta bizi yalnız bırakmayın" mesajı kadar bomba bir mesaj yoktur tribünleri tıka basa doldurmak için.
Fenerbahçe Profesyonel Futbol takımınn, karanlık soyunma odasına dair hiçkimsenin bir fikri olmadığından, Aykut'un ağzından tek bir kelime çıkmadığından, herkesin yüzünden düşen bin parça olduğundan, rivayetlere dayalı haberlerin altına, Fenerbahçe'yi savunan cümleler kurma işi de taraftarın.
Hiçbir yetkilinin tekbir kelime etmediği, Fenerbahçe'nin dört bir yandan paramparça edilmek için taarruza uğradığı bu karanlık günlerde, herşey taraftara düştü. Tabii Fenerbahce.org'da yayınlanan, ağızlarda bayat tarhana'dan yapılmış çorbaya bandırılmış küflü ekmek tadı veren haberlere inanmak ta taraftara düştü.

Çok büyük kalecisin sen Volkan

Haftaiçi Feneronline'da Volkan'ı izliyorum.. Volkan Demirel, ustasına saygı dolaysı ile Lig'in en iyi ilk 11'ine kaleci olarak Rüştü'yü seçiyor.

Futbol hayatının sonuna gelmiş, Fenerbahçe kalesini Volkan'a teslim etmiş Rüştü için, "en iyi" diyen, Rüştü'yü hem Fenerbahçe'de hem Milli Takım'da yerinden eden Volkan bu sözleri söylerken tevazu mu gösterdi yoksa samimi ifadelermiydi bilemiyorum ama Volkan Schumaher ile başlayan bir "Kale Hanedanlığının", sonuncusu ve kıyaslandığında aralarındaki en sönük olanı.

Volkan, lütfen bir defa da olsa, "maç kazandıran kaleci" ol. Kendini Dünya'nın en iyi 10 kalecisinden biri olarak görüyorsun madem, bunu bizim de görmemize yardımcı ol.

Orta yapmayı hala ısrarla öğrenemeyen Gökhan Gönül, kaleye giden geri paslarda bile yüreğimizi ağzımıza getiren Volkan, Posası kalmış Deivid, "Mehmet Topuz" (yorumsuz), Ali Bilgin (??), Aurelio'ya formayı kaptırdığı sezon misyonu biten Deniz, misyonunun ne olduğunu hiçkimsenin anlamadığı Selçuk, Kariyerinin devamını sürdürebilmesi için çok sevildiği ve sevdiği Fenerbahçe'den ayrılmak zorunda olan Semih, Kulübün altın anahtarını isteyen, maalesef veremediğimiz için gitmesi gereken Güiza, spor kariyerini Kick-Box oyuncusu olarak devam etmesi gereken Bilica.. Sayamıyorum artık, sıkıldım. Sahaya sürmek istediğinizde bulamıyorsunuz ama tek tek yazınca epey vakit alıyormuş bizim oyuncular..

İnternet'te Taraftar Gündemi

Müdavimi olduğum, tribün tadında olmasa da fikir alışverişi yaptığım Antu, Facebook Fenerio gibi platformlarda taraftar ikiye bölünmüş. Savunanlar ve takımın gidişatını hakeme, medyaya ve diğer dış etkenlere bağlayanlar ve durumun daha derin, Fenerbahçe'nin kendi içindeki bir sıkıntı olduğunu savunanlar birbirini suçluyor. Antu.com moderatörleri takımı eleştirenleri uzaklaştırmaktan, yasaklamaktan biran önce vazgeçmeli. Bu yönetim, teknik heyet, futbolcular gittiğinde de Antu olacak taraftarın sesi olarak. Antu.com Fenerbahçe taraftarının mekanıdır, yönetiminin değil. Kalp kırmayı bırakın lütfen..

Bu iki platformdan uzaklaştırılmayı hakeden arkadaşlar, bu iş hakaret ederek, sırt dönülerek, yönetimi istifaya davet ederek çözülecek iş değil. Fenerbahçe taraftarı kendi söylediklerinden sorumludur. Sizler, işler iyiye giderken sorun yaratmaya çalışan, kötü giderken dört bir yandan saldırılan bir takımın taraftarlarısınız. Kol kırılsın, yen içinde kalsın.. Kırılan kol kesilip atılmaz.

www.internetspor.com sitesinden 17 Mayıs 2012 07:46 Perşembe günü yazdırılmıştır.