Kritik Türkiye Gündeminde çok konuşulan, Basın'da adı sık çıkan
isimlere
bakıyorum, istatistik verileri.. Başbakanımız Erdoğan 4 gün içersinde
1400'den
fazla adı çıkmış...Genel Kurmay Başkanımız İlker Başbuğ, 1200 civarı..
Hülya Avşar, 200'lerde.. Aziz Yıldırım'ın aynı listede 500'ü geçtiği
görünüyor basın organlarında...
Başbakan'ın bu süreçte, basında
haber olarak çıkabilecek 10
kadar eylemi olmuş (Basın Toplantısı, Grup Konuşması, Miting, vs. vs.)
İlker
Başbuğ yine aynı şekilde, basında haber olarak çıkan konuşmaları,
söyleşileri,
mesajları olmuş..
Hülya Avşar'ın tekrar programı olmuş mesela..
Şimdi sıkı durun,
Aziz Yıldırım bu süreçte, "hiçbir"
sözlü açıklama yapmadan "en çok konuşulan" 5 arasında. Kesinlikle
Galatasaray
veya Beşiktaş başkanları yada teknik direktörleri, hatta Spor
Dünyasından başka
bir isim yok bu listede.
Peki buradan neler çıkarılabilir ?
A)
Medya Fenerbahçe'yi yıpratmak için kasti davranıyor.
B) Aziz Yıldırım
mevcut
kriz döneminde sessiz kalarak mevcut kaos ortamı ile ilgili yalan haber
çıkmasında etkili oluyor, yani bir diğer deyişle Fenerbahçe'nin durumunu
izah eden olmadığından yalan haberlere zemin hazırlanıyor.
C)
Fenerbahçe camiası olan bitenle ilgili "bekle ve
gör" politikası izliyor ve açıklama yapmak için Galatasaray derbisini
bekliyor.
D) Hepsi.
Doğru
şık D..
Futbolcu ve teknik
heyet'in
derdi ne?
Bazı insanlar hiç müsade etmez bir yerlerinin
ağrımasına, ağrı
kesiciyi basarlar. Gerçekten bir ağrı olduğu gün o ağrı kesiciler fayda
etmez,
sinirler alarma geçer ve durumun kritik olduğunu, alışılageldik yöntem
ve
kimyasalların o acıyı beyine unutturma şansının olmadığını iletir acı
hissedilen
noktalara. Ağrıyan diş, baş, kol, kafa her ne ise "BENİ AMELİYAT ET YADA
BU
VÜCUTTAN, VÜCUDU BENDEN KURTAR" der..
Azizlisin, prim dopingi,
maç
sonrası neşeli idmanlar, birebir görüşmeler, piskolog yardımı, para
cezası..
Daum denenmiş ve yanılmış, yerel kahraman.. Kes at demiştik ki,
yönetime
de sıçradı hastalık.. Fizik - Kondüsyon açısından bitmiş, sezonun 2.
yarısının başında adele sakatlıklarıyla uğraşan bir kadro, kafa olarak
da tükenmiş ve çözüm üretmekten çok
ama çok uzak bir Teknik Patron, ye yaptığını gerçekten çok ama çok merak
ettiğimiz, gülümserken hiç görmediğimiz Aykut Kocaman ve Galatasaray
Başkanı, tribününde
adam öldürümeye teşebbüs edilen bir maç sonrası hiçbirşey olmamış gibi
Aziz
Yıldırım'ı Ali Samiyen'e davet ediyoruz diyor..
Eğer Aziz
Yıldırım, Aziz
Yıldırım gibi olsaydı, Galatasaray başkanı korkar ve utanırdı bunu
söylemekten.. Çünkü ciddi bir olay olmuş tribününde ve Fenerbahçe gibi
bir rakip bunun peşini bırakmazdı.. Ben daha tek bir kelime duymadım
konuyla ilgili.
Bu konumda Fenerbahçe yönetiminden beklenen çıkıp
geçmişten örnekleri sunarak olayın takipçisi olduğunu açıklamasıydı.
Konu için MÜNFERİT raporu
verilmişmiş...
Beşiktaş - Çaykur Rizespor, Fenerbahçe - Everton..
Bu maçlarda yine "MÜNFERİT" raporu verilmesine rağmen ceza alınmıştır.
Hak edilmiştir bu cezalar. Bir Stadyumda yaralayıcı, delici, kesici
aletlerin ne işi var ? Bunu önlemek o stadların özel güvenlik
birimlerinin, dolaysı ile o kulüplerin sorumluluğudur.
Eğer
Fenerbahçe takımı birazcık
pişman olsaydı, Alex BR uzantılı, taş çatlasa 10.000 Fenerbahçe
taraftarının takip ettiği sitesinde değil, çıkıp bunu Rıdvan'ın
programında söyler, Hürriyet'e, Sabah'a, Milliyet'e bir Kaptan olarak söylemesi gerekenleri, özeleştirileri.. Kaptan da
susuyor,
içinden konuşuyor, fısıldıyor hep..
Ve tüm bu olanlara karşın ..
Eğer Fenerbahçe taraftarı bu ülkenin
en iyi taraftarı olmasaydı, Fenerbahçe'yi yalnız bırakırdı, stada
gitmezdi,
moral bozucu tezahüratlar yapardı.. Çok seviyor, hep sevecek...
Peki bu kadar seven, kötü gününde
takımının yanında olan, Aziz
Yıldırım'ı sıkıntılı günlerinde alkışlarıyla hayata döndüren taraftar
olan biteni hakediyor mu ?
Fenerbahçe
taraftarının bu sevgisi ile rehavete düşenlere açık ve net olarak
söylüyorum,
iyi bir Fenerbahçe'li olarak.
FORMAYI DOLDURAMAYAN HAYALETLERE
DEĞİL,
FORMANIN TA KENDİSİNE AŞKIMIZ !..
Aziz Yıldırım'ın Gelecek
Sezona
dair
"transfer politikasında revizyon" fikri kulağa nasıl geliyor ?
Çok
gereksiz ve lüzumsuz. Aziz Başkan, Fenerbahçe taraftarının sevgisi ile
gücüne
güç kattı. İş hayatında, özel hayatında söz geçiren, kararlı bir yapısı
var,
kulüp yönetimine de yansıttı bunu. Etrafında onu dinleyen ve bir kulübü
kurumsal
açıdan zirveye taşıma konusunda iyi donanımlı kurmayları var ancak Aziz
Yıldırım, Şükrü Saraçoğlu Stadında elini kaldırıp taraftarı
selamladığında
karşılık bulamazsa olay bitmiştir.
Gelecek sezondan konuşmaya
başladılar
bile, hasır altı haberler pompalanıyor bazı kanallardan basına. Biraz
durun
Sayın Başkan. Bu sezon hele bir bitsin, biz sizi hala seviyoruz ve
istifa
etmenizi istemiyoruz.
Ancak bu defa durum farklı, vaad edip
yapamadığınızda dış etkenleri de kattık, olsun dedik, HEP DESTEK TAM
DESTEK
dedik.
Transfer haberleri birer birer yalanlandı, arkanda durduk,
sağlık
olsun dedik...
Siz yalanlarken, taraftar yaralandı.. Taraftardan
çok ama
çok uzak kaldınız..
Fenerbahçe Kulübü'nü sahiplendiğiniz için
sizi çok
sevdik. Fenerbahçe menfaatleri söz konusu olduğunda pazarlık yapmadınız
dışarıdakilerle..
Ama içeridekileri yok ettiniz.. Volkan Ballı
&
Zico sinerjisini, yine bu ikilinin insafına bırakacağınız bir transfer
listesi
ile desteklemek yerine, birer sezon arayla kopardınız..
Aragones
gibi bir
teknik adam geldi, giderken "çok soğuktu, çalışmak çok zordu" dendi..
Aragones'e
de kariyerinde bir ilk yaşattınız, istediği tekbir futbolcuyu almadan
gönderdiniz, aynı Daum'a olacağı gibi..
Telafisi mümkün tabii ki,
kötü
bir sezon geçiriyoruz, sağlık olsun. Bunların özeleştirisini yapacak
kişi Aziz
Başkan'ın ta kendisidir.
Gelecek sezon transfer politikasındaki
revizyon
haberi muhteşem, bir Fenerbahçe'li olarak duymak istediğim, okumak
istediğim
şeyleri bulabildim bu projeyle ilgili.
Fakat !
Bu sezon
bittiğinde, önce sezon başındaki 3 yıl ard arda şampiyonluk sözünü
konuşalım. Bu
defa vaad yok ortada, SÖZ var Sayın Başkan. Eğer şampiyonluk gelmezse
kamuoyunda konuşulacak bambaşka bir gündem olacak gibi ! O yüzden
maalesef bu güzel proje de olmamalı. Eğer şampiyon
olabilirsek, transfer politikasından evvel başka başka projeleri
konuşup, birşeylerin muhasebesini yapalım.