Fenerfobia

Gördünüz mü Lefter'i..

Sinyor Can yine muhteşemdi..

Neydi o Şeytan Rıdvan'ın mücadele isteği, gözlerim kamaştı..

Ya Cemil Turan.. O da sahadaydı.. Pırıl pırıl çubuklu forma içinde..

Selçuk Yula hiç durmadı 90 dakika boyunca.. Ne ala ..

Aykut, Oğuz, Basri, Müjdat, Zeki Rıza..

Hepsi sahadaydı dün..

O boş mukavelelere, Fenerbahçe aşkıyla gözü kapalı imza atmış, yırtılan kramponunu anacığına diktiren, formasını elleriyle yıkayan, söz konusu Fenerbahçe olduğunda mangalda kül bırakmayan efsaneler.. Hepsi ama hepsi sahadaydı dün akşam..

Çocuklar gibi şen, pırıl pırıl gözleri, rakibinin kim olduğunun farkında, fantazi peşinde koşmadan, ama sırtına giydiği formayı kimlerin terlettiğini unutmadan, hakkını vermek için..

Göğüslerindeki şerefli, yenilmez arma için oynadılar. Matemin kasvetinin çöktüğü Ali Sami Yen'de, yeniden seçilmiş Galatasaray yönetimine, yeni dönemde, yine, yeniden patron'un kim olduğunu hatırlatmak için oradaydılar. Başardılar.

Teknik açıdan değerlendirelecek birşey yok. Armaların, renklerin savaşıydı.. Hakeden kazandı.

Galatasaray takımının ve camiasının, Fenerbahçe fobisini yenme biçimi enteresan. Her defasında "Fenerbahçe'yi yenmeyelim, şampiyon olalım" mantalitesi ile "Avrupalı Cimbom" her maçtan sonra daha da ağırlaşan fobisini halı altına süpürmekten başka birşey yapmıyor.
***

Çay ocağı işleten Hayrettin Abi ; "Ben Mercedes'e binmem aga, sevmiyorum" der durur.. Birgün soruverdim : Sen hiç Mercedes'e bindin mi ?

Bindim, şehirlerarası yolculuk yaparken Mercedes otobüse biniyorum..

Sen Fenerbahçe'yi en son ne zaman ağız tadıyla yendin, bizim Pazartesi sabahı yaşadığımız hazzı ne zaman yaşadın ki böyle bahaneler türetiyorsun?.. Neden o ciğer'e her defasında mundar diyorsun..

***

Siz soyut iddialarla oyalanadurun, ben size somut bir gerçeği hatırlatayım ;

Bu iş ezeli rekabet olmaktan çıkıyor. En azından mücadele edin ki, sizi yendiğimizde dahi ağzımızda yavan bir tad kalmasın. Zaten kendi taraftarının bile galibiyet beklemediği takımdan, muhteşem bir futbol ve galibiyet beklemiyoruz ama en azından biraz mücadele.. Bu kadar korkmayın.. Sarı-Lacivert Formaların içindekiler de sizin gibi Allah'ın yarattığı, etten, kemikten insan.. Korkunuz bize bile kabak tadı vermeye başladı.

***

"Kıçımla kurtarırım" deyimi gerçek oldu. Hemde Ali Sami Yen'de.. Hem de "muhteşem insan" Üstünel'in getirdiği, elle tutulabilecek, sakatlığı olmayan (fiziksel sakatlığı) tek ismin şutunda. Sembolik açıdan çok büyük anlamı var. Bu saatten sonra Galatasaray şampiyon olsa ne yazar? Bu pozisyonu hatırlatırım bir dahaki Fenerbahçe - Galatasaray tartışmasında. Tarihe geçti bu kurtarış.

***

Galatasaray bundan sonraki haftalarda ne yapar bilinmez. Şampiyonluk gitti diyenlere inanmıyorum, Galatasaray eğer bu psikolojik yıkımı atlatabilirse hala şampiyonluğun en büyük favorilerinden biridir, ki artık Fenerbahçe mağlubiyetleri rutin olduğundan bunu atlatacaktır Sarı-Kırmızılılar. Esas üstünde durulması gereken, maç sonrası ayyuka çıkan bir diğer olumsuzluk bu mağlubiyetten daha ağır gibi ;

"Servet beynini kullansın" açıklaması ne manada ve neden yapıldı bilinmez ama bir hoca, oyuncusuna bunu dememeli. Hele ki o oyuncusu takımının Milli Takım'a düzenli olarak gönderdiği oyuncuysa soyunma odasında kriz çıkar. Servet'i seven bir arkadaşı, Servet'in Riijkard'a bundan sonra takınacağı tutumdan etkilenir mi? Bence etkilenir. İşte bunu aşmak, Riijkard gibi genç bir hoca için gerçekten "ZOR İŞ".

***

Beşiktaş - Eskişehirspor maçına bakıyorum. Taraftar tribünde, baktılar takım bir iş yapamıyor, iniverdiler sahaya tezahüratlarla. Ali Sami Yen'e Cehennem diyen Galatasaray taraftarı, İnönü için ne diyor ben çok merak ediyorum.

Aslında Fenerfobia üzerine birşeyler de yazacaktım ama Onur Abi zaten gerekenleri yazmış. İğne, çuvaldızdan daha etkilidir.

***

Alex'in sırtına atılan su şişesini görmezden geliyorum, vicdanen affediyorum ve Galatasaray taraftarına mal etmiyorum. Centilmence maç izlediler ve tahminleri boşa çıkarıp, temennileri yerine getirdiler. Özhan Başkan huzur içinde yatsın, o'nun matemine yakışır bir maç oldu ufak tefek taşkınlıklar dışında.

***

Fenerbahçe dün Şampiyonluk yolunda kocaman bir adım attı, piskolojik anlamda da, puan anlamında da. Şimdi Galatasaray maçından daha kritik bir maç var, Kayserispor. Bu maçı da alıp, uzun bir dinlenme dönemine girecek takım.

Ertuğrul Sağlam şampiyonluk yaşayacak kalibrede bir hoca değil. Bursaspor'da futbolcuların "artık olduk" dediği her hallerinden belli. Zaten bu ligde morali düzgün bir Fenerbahçe'nin karşısında durabilecek bir takım yok, dün akşam görüldü. PAF takım dahi olsa, Fenerbahçe'de iş ruh'ta bitiyor. Seneye yağmalanmasına kesin gözüyle bakılan sürpriz Bursaspor kadrosunun aklı şimdiden Temmuz ayına gitmiş. Denizli maçının son periyodunda bu sinyaller gelmişti, İBB maçında günyüzüne çıkan gerçek, Bursaspor takımı Şampiyonluk stresini kaldıramayacak. Fenerbahçe ligin bitimine 2 hafta kala şampiyonluğunu ilan eder, işte ondan sonra başlayacağız "iç meseleleri" konuşmaya. Şimdi destek zamanı. Fenerbahçe taraftarları, bu muhteşem Pazartesi için ne kadar teşekkür etse azdır takımlarına.

Teşekkürler El Classico.

www.internetspor.com sitesinden 17 Mayıs 2012 07:50 Perşembe günü yazdırılmıştır.