Arda + Emre - Onur = Galibiyet

A Milli Futbol takımımız, 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası grup maçlarının ikincisini de kazandı. Kazakistan'daki rahat galibiyet ile moral bulan ay yıldızlı temsilcimizin, sahasında oynadığı Belçika maçı, heyecan, çekişme, bol gollü geçti. İlk maçın galibiyeti ve taraftarını da yanında almanın coşkusu ile sahaya moralli çıkan A Milli futbol takımımız, ilk 35 dakikada oynadığı futbol ile "bu maç bitmez" dedirtiyordu. Özellikle defans bloğundaki anlaşmazlıklar ve kaleci Onur'un toplara hatalı çıkışı, tehlike çanlarının aleyhimize çalmasına neden oldu.

Maçı kazanabilmek için mutlak suretle orta alanda rakibine üstünlük kurması beklenen A Milli futbol takımımız, ilk 45 dakikada Hamit'ten yeterince yararlanamamak, forvetten dönen toplara hamle yapacak olan forvet arkası olmayınca, Tuncay Şanlı, kafasındaki uzun saç bandanasını düzeltmekten başka bir şey yapmayınca, doğrusu çok da korktuk.

Hiddink'in Semih'i oyuna alması ve kaçınılmaz taktik değişikliği, oyunun gidişatına direk etki yaptı. Önce Hamit ile golü bulduk ardından Semih ile öne geçtik. Rakibin de 10 kişi kalması ile moral üstüne moral bulurken, belki o dakikalarda işi daha sıkı tutsaydık, Onur'un büyük hatası ve akabinde Ömer ile Servet'in topu izleyişi arasında ikinci golü kalemizde görmezdik.

Neyse ki, kurtarıcılar iş başındaydı. Belki de son zamanların en iyi futbolunu oynayan Emre Belezoğlu, kolundaki pazubandının hakkını fazlasıyla verdi. Bir ara "Bu çocuk kırmızı kartı görür" dedirtti bize ama yine sinirlerine iyi hakim oldu. Zaten maçın hakemi de, bizim aslanlarımızı germek adına elinden geleni yaptı. Yan hakemin bayrağını bile hiçe sayarak aleyhimize düdükler çalan Slovak hakem, oyunu yönetmekten ziyade futbolcuları çocuk azarlar gibi azarlamayı daha uygun buldu..

Emre kadar sahanın bir yıldızı daha vardı. O da, takım kaptanı Arda Turan.. Sakat sakat oynamasına rağmen, üzerindeki formanın hakkını veren, şans içerse de attığı gol ile tribünleri coşturan, millilerimize ikinci galibiyet sevinci yaşatan ve Hiddink'in Türkiye'deki ilk resmi maçında yüzünü güldüren Arda Turan, bu takımın lokomotifi olduğunu gösterdi. Belçika'nın uzun defans oyuncuları arasında kaybolan, adeta bütün hava toplarına rakibin vurmasına izin veren uç elemanlarımıza rağmen, Arda ile Emre'nin olağanüstü futbolunu ayakta alkışlamak gerekli. Mehmet Aurelio da, orta alanda gerçekten çok çalıştı.. Emre'nin yükünü azaltmak için didindi durdu.. Lakin, taktire şayan, alkışa değer diğer bir unsur vardı ki.. O da şüphesiz tribünleri dolduran taraftarımız.. Maçın başından sonuna kadar biran olsun sahadaki futbolcularımızı yalnız bırakmadı. Ateşledi, galibiyeti istedi ve galibiyette de önemli rol oynadı..

Mübarek Ramazan Bayramı aferesinde Türk futbol camiasına, muhteşem bir bayram hediyesi sunan A Milli futbol takımımız oyuncularını, 3 puanı 3 golle aldıklaır için kutluyorum. Ayaklarına sağlık.. Lakin, görünen bir tehlikeyi de es geçmemek gerekli. Millilerimizin 90 dakika boyunca ciddiyeti elinden bırakmaması gerektiği aşikâr.. Ayrıca, Tuncay'ın artık milli takım seviyesinde olmadığını da görmek zor değil.. Ve kaleci Onur'un ciddi bir şekilde toplara çıkışı konusunda uyarılması gerektiği fikrindeyim..

Son olarak Türk İslam Alemi'nin mübarek Ramazan Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyor, değerli okurlarımıza, sağlık, mutluluk ve huzur dolu günler diliyorum...

www.internetspor.com sitesinden 17 Mayıs 2012 08:08 Perşembe günü yazdırılmıştır.