

"Türkiye'deki kötü görüntüden uzaklaşmak için buraya geldim. Türk futbolunu yok etmek istiyorlar. Sadece futbolu değil Türkiye'nin en önemli sosyal yaşamını yok ediyorlar. Olaylar nereye geldi. Bir ülkenin kendi içinde yönetebileceği bir kriz bu. Bu krizi yönetecek birimler bellidir. Bunu başkası kullanamaz. İnisiyatifi başkasına bırakırsan, yardım dilenirsen sonunda geleceğin nokta budur"
EN KÖTÜ KARAR KARARSIZLIKTAN İYİDİR
En kötü karar kararsızlıktan iyidir. Türkiye'nin bu problemi ortadan kaldırması mümkün değildir. 26 Ocak'ta benim de üyesi olduğum bir genel kurul toplanacak. Katılmayı düşünmüyorum. Ne için katılayım. Maçım var o yüzden katılamıyorum. 26 Ocak'ta neyin yetkisi niçin verilecek. Sen bunları değiştirme hakkına sahipsin sana yetki verilmiş zaten federasyon olarak. Değiştirdiğin her şeyi genel kurulda mı değiştirdin . İş içinden çıkılmaz bir duruma geliyor. Teşebbüs ve şike aşağı yukarı bunların ceza maddeleri aynı. Şu anda faal konuğunuz Abdülkerim futbolcu olsun, ben de yönetici. Yarın da maçımız var. Abdülkerim'e yarınki maçta benim takımım lehine hareketlerde bulunmasını söylüyorum, o da kabul ediyor. Abdülkadir maça çıkarken vicdanı nedeniyle sahada sözünden vazgeçiyor ve dürüst bir maç oynuyor. Bunun adı teşebbüs. Ama Abdülkerim eylemde var mı? Türk futbolunda ahlaklsızlıklar var ve bu temizlenecek. Benim sporculuğumdan beri vardı. Bunlar kendilerine menfaat sağlamaya çalışanlar var. Eğer benim takımım başarılı olursa benim kişisel çıkarlarım var. Kulübümün benim teşebbüsümden haberi yok. Benim maddi veya manevi çıkarlarım var. Amacıma ulaşıyorum ya da ulaşmıyorum.
KANGREN OLAN KOLU KESECEKSİN
HABERİN DEVAMI DİĞER SAYFADA..
