

TFF Başkanı olmasının ardından Türk futbol tarihinin en büyük kriziyle karşı karşıya kalması nedeniyle, üstendiği görevden dolayı pişmanlık yaşamadığını vurgulayan Mehmet Ali Aydınlar, ''TFF Başkanı olduğuma pişman değilim. Kadere inanan biriyim. Bunların yaşanması gerekiyormuş. Biraz farklı bir deneyim oldu. Kriz yönetimi gerçekleştirdim'' dedi.
Futbolda şike ve teşvik iddialarına yönelik yürütülen soruşturmayla ilgili gözaltına alınmalar başlayana kadar hiçbir bilgisinin olmadığını vurgulayan Aydınlar, '''Eğer bilseydim, görev almazdım'' derken, ''Ben başkan seçildim ve cuma akşamı Bodrum'a uçtum. Pazartesi sabahı teknemdeydim, telefonu da kapatmıştım. Salı sabahı telefonu açtığımda ardı ardına mesajlara geldi. Geri aradığımda bana isimler sayılmaya başlandı, Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu... 'Eyvah kaza geçirdiler' diye düşündüm. Daha sonra televizyona bakınca yaşananları öğrenmiş oldum. Gerçekten şaşkındım ve bekledim. Ertesi gün de emniyetten aradılar. Savcının benimle görüşmek istediğini belirttiler'' ifadelerini kullandı.
-''Durum vahim olmasa, bu kadar tutuklu olur mu?''-
Mehmet Ali Aydınlar, soruşturma savcısı ile yaptığı görüşme sonrası açıklamasında, ''Durum vahim'' dediğini ve bunun çok eleştirildiğini hatırlatarak, ''Eleştiriliyor bu sözüm. Durum halen vahim. Bu kadar tutuklu yönetici var. Vahim olmasa bu kadar tutuklu olur mu?'' serzenişinde bulundu.
Savcı ile görüşmesinin ardından içinde bir şüphe oluşup oluşmadığı sorusuna Aydınlar, ''Gayet tabii bu endişeyi herkes taşıdı. Hiçbir şey olmamış diyemem. Sadece Fenerbahçe değil, 8 kulüp var. Bu kulüp sayısı da artabilir. Aslında bir an önce karar vermek gerekir. Böyle bir soruşturma ile futbolu devam ettirmek zor. Biz zoru başardık. Bir tarafta disiplin soruşturması var, öbür tarafta ceza hukuku var. Bunların örnekleri de var. Yunanistan federasyonu karar verdi ve Olympiakos Volos takımını küme düşürdü. Tahkim kurulu ise iptal etti. UEFA devreye girdi ve o takımı 3 alt lige düşürdüler. Avrupa kupalarından men ettiler. Ama masumiyet karinesini gözden kaçırmamak lazım'' yanıtını verdi.
UEFA'nın kendilerinden bir an önce karar almalarını istediğini aktaran Aydınlar, şöyle devam etti:
''Türkiye'de bu olayı ortaya çıkaran emniyet güçleri, TFF değil. Dolayısıyla bu süreç başladığında önünüzü göremiyorsunuz. UEFA'nın medya takipçisi var. Çıkan tüm haberler UEFA'ya gidiyor. Burada ne oluyorsa haberleri var. Benim bu konuşmalarım bile yarın gidecek. Temmuz ayında herkesin şaşkınlığı vardı. İsmi geçen kulüplerin yöneticileriyle görüştük, herkes panik havasındaydı. Avrupa maçları da başlamıştı. Ön eleme oynayan takımlar başlamıştı. İsmi geçen takımlar var. 29 Mayıs 2011'de lig sonuçlarını tescil ettik. Eğer suçları çıkarsa o zaman cezaları verilir. Herkesin Avrupa kupalarında yoluna devam edeceğini söyledik o dönem. Çünkü bu kulüplerin hepsinin temiz beyanları var. 15 Ağustos tarihinde ben Swissotel'de yaptığım toplantıda, (Şüphesi olan Avrupa'ya gitmesin) dedim. Etik Kurulu raporuyla ilgili toplantıydı ve rapor sadece bendeydi. Raporun genel içeriğini paylaştım orada. Bir takım maçlarda şike, bir takım maçlarda girişim olduğu gibi bazılarında da transfer talimatına aykırı davranışlar olduğu yazıyordu. O gün karar almamız doğru olmazdı. Bugün söylediğimizin yarın tersini yapmadık. Aldığımız her kararda, o gün için en doğrusunu yaptık. Mesela o raporda İstanbul Büyükşehir Belediyespor'un ismi geçmiyordu. Bize savcılıkta gelen bilgilerde de yoktu. Ama sonra onlar da sürece dahil oldu. Ya o gün karar alsaydık ne olacaktı. Bu süreci de ilk defa yaşıyoruz. 'Bu süreç iyi yönetilemedi' deniliyor. Bu süreç gayet başarılı bir şekilde yönetilmiştir. Biz yönetemeseydik, bugün lig oynanmazdı.''
-''Avrupa'da olmamak Fenerbahçe'nin menfaatine, Beşiktaş ve Trabzonspor risk taşıyor''-

lütfüye sordum diyo doğru diyo evet başkan doğru böle bi yazı var diyo.ama beyefendi helvacı teli kapalı 1 gün ulaaşmaıyo nasıl oluyosa bilmiyorum.ve helvacı mail attıyo doğru veet ama kısmet erkiner yorum yapıyo diyo.