YAZARLAR

Memduh Bayraktaroğlu

Memduh Bayraktaroğlu

memduhsb@gmail.com @memduhsb rss Eklenme Tarihi: 24 Mayıs 2013 15:11 - Güncelleme: 10 Ekim 2015 23:40

Ünal Aysal Aziz Yıldırım'la kıyaslanır mı?..

Sevgili Fatih Altaylı, Ünal Aysal’ı, Aziz Yıldırım’a benzetmiş; onun izinden gittiğini savunmuş…

O kadar alâkasız bir iddia ki…

Birisinin, bir başkasının izinden gitmesi için takip edilecek olan kişinin takip edilmeye değer bir kişi olması gerektiği gibi; takip edenin kişiliğinin ve kimliğinin de takip edeceği kişininkinden çok alt düzeyde olması gerekir…

Her zaman çok ünlü sanatçılar taklit edilirler…

Ama hiçbir çok ünlü sanatçı bir pavyon şarkıcısının izinden gitmeyi, onu taklit etmeyi düşünmez… 


 demiş...

Sevgili Fatih, Ünal Aysal’ın olağanüstü kongre kararı aldırmasını eleştirebilir tabii…

Farklı görüşler olması çok doğaldır bu konuda…

Tıpkı, normal genel seçim zamanına birkaç yıl olduğu halde erken seçim kararı almak gibi bir şeydir bu…

Galatasaray Kulübü T.C. kanunları çerçevesinde yönetilen bir kulüp…

Kanunların yüklediği sorumluluklara nasıl ki uymak zorundaysa; yasalardan doğan haklarını da kullanma özgürlüğüne sahiptir kulübün yöneticileri…

Ünal Aysal ve arkadaşları darbe yapmadılar ya…

Yasalardan ve ana sözleşmeden kaynaklanan haklarını kullanıyorlar…

Bir kurumun yönetim kurulu başkanı, en güçlü olduğuna inandığı bir dönemde kadrosunda kimi çalışma arkadaşlarını tasfiye etmeyi düşünebilir…

Nihayet bir bakkal dükkânı değil yönettiği kurum…

Yüz milyonlarca doların harcandığı, tahsil edildiği bir büyük endüstriyel/ticari kurum…

Tabii ki en iyisini, en kaliteli kadrolarla yapmak istemek hakkına sahiptir başkan Aysal

Bunun ayıplanacak hiçbir yanı yok…

 

Fatih, Aysal’ın Galatasaray’ı “babasının çiftliği” gibi yönettiğini iddia ediyor…

Oysa iddiasını doğrulayan; “dedikodu”dan başka hiçbir somut kanıt olmadığı gibi “karine” bile yok…

Sevgili Fatih de başarıyla yönettiği Gazete HT’de kim bilir ne kadar çok çalışma arkadaşı tarafından “yetersiz” bulunmaktadır…

Ama…

Patron kendisinden memnun olmalı ki yerine başka birini düşünmüyor…

Yani; Aysal’ın Fatih’e göre, kulübe sportif olarak bir şey verecek durumda olmayan Sedat Doğan'ı tercihi, Turgay Ciner’in o kadar gazeteci içinde Fatih’i tercih etmesi gibi bir şeydir…

 

Evet…

Benim için de Ali Dürüst ve Abdürrahim “gerçek” iki Galatasaraylıdır…

Son iki yılda elde edilen başarılarda pay sahibidirler…

Ve yollarına (görevlerine) devam etmelidirler…

Ama…

Başkan olarak Aysal, onların başarıdaki paylarını Fatih’ten çok daha iyi değerlendirecek; ya onlarla devam edecek ya da ellerini sıkıp “bay bay” diyecektir…

Hem Fatih kendi yönettiği gazetede kimin başarıda pay sahibi olduğunu; kimin ise hariçten gazel okuduğunu bilmez mi?..

Ya da…

Bugüne kadar çok başarılı olmuş, Gazete HT’nin böylesine yüksek düzeyde tutmasında katkısı olmuş bir yazarını, muhabirini veya yazı işleri müdürünü sadece kıskandığı için görevinden almış mıdır?..

Mutlaka almamıştır…

Peki Ünal Aysal neden alsın?...

 

Benim gördüğüm kadarıyla Fatih, Ünal Aysal’ın niyetini okuyor…

Okuduğu için de “Benden nefret ediyor. Biliyorum. Çünkü doğruları söylüyorum” diyor…

Oysa dünyada başarılı hiçbir iş adamı, hiçbir lider kişisel kin ve nefretini işine karıştırmaz…

Obama’nın başkanlık seçimlerindeki rakibi John Kerry bugün ABD Dışişleri Bakanı..

Ondan önceki rakibi Bayan Clinton’u da yine dışişleri bakanı yapıp dört yıl çalıştı…

 

Fatih, bence biraz önyargı biraz da Aysal’a olan kızgınlığı (veya kırgınlığı) sebebiyle; “Ünal Aysal kimsenin arkasında olmaz” dedikten sonra aslında bunun, başarılı bir yönetici için çok doğal olduğunu şu sözleriyle açıklıyor:

“Çok normal. Bunu bir eleştiri olarak söylemiyorum. Başarılı yöneticiler, başarılı yöneticilerin arkasında olanlardır. Terim başarılı olduğu sürece Aysal ondan faydalanır. Tökezlediğinde Aysal da tekmeyi vurur.”

 

İyi de sevgili Fatih tersini mi yapıyor?..

Başarısız olduğunu göre göre birilerinin arkasında durduğu oldu mu hiç?..

Dursaydı bulunduğu koltukta kalabilir miydi?..

 

Yani;

Fatih Terim elbette başarılı olduğu sürece kalacak, başaramadığında gönderilecektir…

Galatasaray Kulübü Hilal-i Ahmer değil ki…

Dar-ül Aceze ise hiç değil…

Ama sevgili Fatih belli ki Aysal’a çok kızmış…

Oysa bundan 13 yıl kadar önce, dönemin Galatasaray Başkan adayı Mehmet Cansun’un, Samsunsporlu Serkan Aykut’un transferinde “yolsuzluk” yaptığını yazmıştı Hürriyet’teki köşesinde…

Ama sonra da aynı Cansun’un yardımcısı olarak yönetimde görev almıştı…

Cansun “akıllı” bir adamdı ki kendisinin “yolsuzluk” yaptığını kamuoyuna duyuran Fatih’i kadrosuna almıştı…

Neden?..

Tabii ki Fatih’in becerikli olduğunu düşündüğü için…

Ne o?..

Yoksa yanıldım mı?...

İşin içinde başka bir iş mi vardı?..




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN Ünal Aysal Aziz Yıldırım'la kıyaslanır mı?.. yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR37 YORUM
  • Misafir1250 19 Temmuz 2013 12:50 üstteki yorumları okuyup hala yazıyorsan ---------------sana

    CEVAP YAZ 0 0

İNTERNET SPOR MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro