Türk futbol tarihinde hiçbir federasyon bu kadar zor bir durumda kalmamıştı. Yolunuz İstinye’den daha önce geçti mi bilmiyorum. O yeni binanın herkesin ilgisini çekeceğini ve bir siyasi parti gibi hem taraftarları hem de düşmanları olacağını bu denli beklemezdim.
Gelen tepkiler üzerine çokta kulaklarını kapatamayan Türkiye futbol federasyonu, nihayet adilane davranmaya başladı. Hiçbir problem yok nazarıyla yaklaşmanın getirdiği tepiler, toplanılan belgeler ve Savcı ile görüşmeler topu taça atmakta ısrarlı federasyonu zor durumda bıraktı.
Spor Toto Süper ligin bir ay ileri tarihe alınması kararı yerinde ve geç kalınmış bir karardır. Ama çok daha önemli husus erteleme tarihine kadar bu olayın çözülmesi gerektiğidir. Aksi halde yönetim kurulu toplantılarında daha çok ağlayan yöneticilere rastlarsınız.
Ayrıca başta UEFA olmak üzere tüm dünyanın takip ettiği bu soruşturmanın uzaması ligi gölgede bırakacağı ve önümüzdeki sezonun heyecanını kıracağı gibi tutukluları kahraman yapacağı ortadadır.
Aziz Yıldırım’ın destanvari manifestosu onun usulsüzlükle suçlandığı davada kahraman olmasına yol açacaktır. Zaten eğer Aziz başkan ve tutuklular suçsuz ise suçu olmayan insanların haksız nedenle tutuklu bulunmaları da onlara insafsızlık olacaktır.
Peki şike operasyonunda en az Fenerbahçe kadar geleceği belirsiz diğer büyük kulübümüz Beşiktaş ne yapacak? Fenerbahçe’nin kurulu bir düzeni ve başında hocası var, Galatasaray yaptığı ve yapacağı transferler ile lige en hazır takım.
Bilindiği üzere Serdar Adalı, Tayfur Havutçu ve Ahmet Ateş’in tutukluluklarına olan itiraz reddedildi. Beşiktaş yönetim kurulu, bunun üzerine bir bildiri yayınladı. Arkadaşlarının yanlarında olduğunu ve yargı sürecini incelediklerini açıkladı. Buraya kadar her şey normal ve doğal. Ama işin birde takım boyutu var. Takımı oluşturan zincirlerin en önemli düğümü, birliği, beraberliği, düzeni ve kadroyu kuracak olan hocada biter.
Fenerbahçe başkanının ve idarecisinin tutuklu olması takımı inanılmaz etkiler bu kesin. Motivasyonunu düşürür ve yargısal belirsizlik ile seneye ne yapılacağı bile belli olmayan stratejiyle, varacağı limanı olmayan gemi misali belirli belirsiz ilerlersiz yolunuzda.
Ama Beşiktaş’ın durumu daha da karanlık. Takımın başında henüz bir hoca yok. Yönetim yeni teknik direktör arayışına geçse, tutuklu arkadaşlarını yüz üstü bırakmış olacak, yok aramasa takımın başında tek elden bir güce ihtiyaçları olacak kimse yok. Yardımcı antrenörlerin varlığından bahsedecek olanlar için yardımcıların bulunması hiçbir zaman gerçek bir hocanın yerini tutamayacaktır.
Kaldı ki yıllardır Beşiktaş’a yapmış olduğu hizmetler ve gerek oyuncu gerekse de antrenör olarak ailenin çocuğu konumunda olan Havutçu bu işi birçok yabancı hocadan çok daha iyi yapabilen bir kişi.
Bununla birlikte Kartal’ın yola yeni hocayla devam etme kararı dahi alması gayet doğal bir hareket olacaktır. Herhangi bir arayışa da başlamamış olması ayrı bir durum. Kısaca her yönden problem kapıda.
Demirören ve ekibinin herkesten çok terlediği ve büyük bir sınav vereceği kesin. Yanlışlıkları affetmeyen Demirören’in yöneticilik kabiliyetini hep birlikte göreceğiz.
Sevgilerimle..




































































