Ne kadar rekabetle deli dolu bir lig yaşasakta, söz konusu milli takım olduğunda gerisi teferruat oluyor. Hayat duruyor, küskünlükler unutuluyor ve hep birlikte tek yürek hareket ediyoruz.
Buna rağmen ilk defa Milli futbol takımımızın maçını izlemek istemedim. Tehlike çanlarını duyabildiğim için içimden hiç gelmedi izlemek. Maalesef Avusturya maçı, son zamanlarda izlediğim en zevksiz mücadeleydi.
Guus Hiddink’e hatırlatmak isterim. Türk milleti olarak sporda başarıyı öğreneli bir hayli zaman geçti. Son dakikalarda gelen galibiyetler bizim için övünç kaynağı olamaz. En iyi ikinci olabilmek içinde zaten elimize gelen bütün fırsatları tepiyoruz. Ayrıca en iyi ikincide ne demek bu takım için.
Bizimle kıyas bile edemeyecek Kazakistan’ı son dakikada yenmek, Avusturya karşısında vasatın üstüne çıkamamak utanç verici. Almanya’dan altı tane gol yiyen bu takım, hakemin verdiği kararlar lehimize olmasaydı az kaldı bizi yerle bir edecekti.
Hatırlarsanız Azerbaycan maçından sonra Gus Hiddink; "Kariyerimde iki mağlubiyeti üst üste yaşamak yoktu" dedi. Bizim kariyerimizde de Azerbaycan’a yenilen, Almanya’dan fark yiyen, Kazakistan’ı kendi sahasında zor yenen bir takım olmak yoktu.
Oyuncu değiştirmek için 90 dakika yetmiyorsa alınan sonuçta şaşırtıcı olmasın. Doksan üçüncü dakikada oyuncu değiştirilmesi de nedir? Hakemin maçı bitirmesi için zaman mı kazanıyorsunuz?
Emin olun, Türkiye bu grubu namaglup ilk sırada bitirecek kapasitededir. Yabancı futbolculardan oluşmuş grupların en iyi takımı –ki içerisinde çok ciddi Türk oyuncu var- Almanya, en iyi ihtimalle bizden beraberlik alacak kapasitededir.
Üzücü ve kabullenmekte zorlandığımız bir gerçek daha var. Bu milli kadro uzun zamandır beyhude harcanıyor. Elinizde muhteşem yetenekler varken kullanmamak veya başkalarında diretmek şaşırtıcı.
Kameralar objektiflerine takılmasa Umut’un oynadığından haberimiz olmayacak. Varsa yoksa sahanın her yerinde mücadeleci Burak var.
Federasyonun zor durumda olması, ligin başlamamış olması ve oyuncuların akıbetlerini düşünmeleri son iki maçın kaderini değiştirmiş olabilir. Bu konuda hemfikiriz, ancak; ben son iki maçtan ziyade Hiddink’in kurduğu düzeni ve kadroyu daha doğrusu aldığı sonuçları incelemek istiyorum.
Bir dönem Arda’yı da alıp Chelsea’ye gideceği söylenen hocamızın, 2002 dünya şampiyonasında şaha kaldırdığı, bizimle üçüncülük müsabakası yapan Güney Kore’ye katkılarını düşünüp, yine aynı ismin Kore’ye göre kat be kat güçlü Milli Takımımızı kıpırdatamaması gerçekten çok kötü.
Arda için söylenecek çok şey var. Gözler senin üzerinde, mücadele ediyorsun, gayret gösteriyorsun bu takım ve bu ülke için canla başla mücadele ediyorsun. Seni ayakta alkışlıyoruz.
Yalnız, eleştiri oklarının üzerinden daha yeni yeni kalktığını düşünmeyip, sonunun nereye varacağını düşünmediğin sosyal mesajların yarardan çok en başta kendine zarar sağlıyor.
Kalecinin üzerine dümdüz şut çekip penaltı atarken bile son açıklamalarındaki baskının onda olmadığını bana söyleyebilir misiniz?
Eminim bu yazıyı okuyan insanların büyük kısmı ondan daha iyi penaltı kullanabilirdi. Halı saha maçlarında dahi öyle bir penaltı atışı göremezsiniz.
Milli takımımızın en iyi ikincilik düşüncesinden sıyrılıp, en kötü hedefinin turnuvalarda yarı final oynamak olması dileğiyle..
Sevgilerimle..
www.ahmetsadi.com





































































Sen uzaydami yasiyorsun? Almanya su an avrupada, hatta dünyada en iyi futbol oynayan takimlardan birisi, sen neden bahsediyorsun? Fazla söze gerek yok, aradaki puan farki bunu gösteriyor zaten, onlarda ayni rakiplerle oynadi, biraz olsun gercekleri görelim lütfen, hayalciligi biraktikmi basarili oluruz...