× Facebook'ta -

 25 Mayıs 2012Cuma

FenerbahçeGalatasarayBeşiktaşTrabzonsporBursasporİ.B.BelediyesporEskişehirGaziantepsporGençlerbirliğiKarabüksporKayserisporManisasporAntalyasporMersin İdman YurduAnkaragücüOrdusporSamsunsporSivasspor
  • Milliler Gürcistan'ı avladı
  • Terim ve Mourinho yemekte buluştu!
  • İşte federasyonun B planı
  • İşte F.Bahçe'nin muhtemel rakipleri!
  • Trabzon'a bir iyi bir kötü haber
  • F.Bahçe'den Beşiktaş'a müthiş çalım
  • Michel Platini'den kötü haber
  • Fatih Terim'den devrim gibi öneri
  • Galatasaray'da Arena ayrılığı!
  • Trabzon'un Devler Ligi beklentisi sürüyor
  • F.Bahçeliler CEV Başkanı'nı çıldırttı
  • Sporda günün flaş gelişmeleri
  • Hüseyin Gülerce Yıldırım'a patladı!
  • Jose Mourinho İstanbul'da
  • Cemaat Fenerbahçe'yi mi istiyor?
  • Stoch açık kapı bıraktı
BUGÜN VE HERGÜN DOYA DOYA SPOROKUSporOku
Karakter Boyutu :
Ahmet Sadi İstek

Sihirli değnek

28 Eylül 2011 Çarşamba

Taraflı tarafsız herkes kendi gönül verdiği futbol takımının başarılarla anılmasını ve futbol tarihinde önemli bir yer edinmesini ister.

Süper lig tarihimizde de efsane kadro adıyla anılan birçok ekip oldu. Metin-Ali-Feyyaz gibi isimleriyle örtüşen bu kadrolar gönüllerde yer edinip onlara şarkılar bestelendi, tribünlerde bu şarkılara ses verdi.

Bununla birlikte sadece yurt içinde değil yurt dışında da etkisi duyulan kadrolarımız da oldu. Dünyanın en büyük takımlarını dize getirip, tüm halkımız tarafından ayırt edilmeksizin kutlamalarda da bulunuldu.

Bu ekiplerin belki de en çok göze batanı “2000 Ruhu” adıyla anılan Fatih Terim’in önderliğinde ki Galatasaray olmuştur.

Öyle ki, vatandaş olarak alışkın olmadığımız bunca başarıya takım olarak da alışkın olmadığımız, efsane kadronun büyük başarıdan sonra zaferleri kendilerinde görüp dağılmaları şeklinde gözlemlenince detaylı anlaşılmıştı.

“Ders almam, ders veririm” ifadelerinin yerini hüsran, “Ben olmazsam bu takım çöker” cümlelerinin yerini ise vatana dönme feryatları alınca, bünye olarak başarıya alışkın olmamanın bize dokunuşlarına şahit olduk.

Yıllarca Avrupa’da sesini duyuramamış, az fark yemeyi kendilerine marifet saymış ülkenin evlatları olarak durumumuz tıpkı sonradan zengin olan insanların şımarıklığından farklı değildi.

“En büyük başarı istikrardır” düsturunu unutup, futbolun ekip oyunu olduğunu hiçe sayıp, benliğimizi ön plana koyarsak az önceki örneğinde olduğu gibi; ekip dağılır ve bireyler hüsranla baş başa kalır.

Fatih Terim üçüncü kez –Belki de son şansı olduğunun fazlaca farkında- Galatasaray’ın başına geçti. Geçtiğimiz sezon tarihinin en kötüsü olma yolunda başarıyla ilerleyen Sarı Kırmızılılar, başkansız ve hocasız ortada ne yapacağı belli olmayan bir boşluktaydılar.

Fatih hoca; “Eskilerden ders aldım” diyerek taşın altına elini koydu. Efsane kadrodan oyuncularını yanına aldı ve futbolun ekip oyunu olduğunu ve bu başarıların ekiple kazanıldığının farkındayım dedi ve bunu yaptığı hamlelerle de destekledi.

Belki ilk hafta ekip sahada duramıyordu ve belki İstanbul ekibine çok kötü kaybetti ancak her geçen gün kazanılan kondisyon ve ligin iddialı ekibi Eskişehirspor karşısında yaşanan mücadele 2000 ruhuna doğru geminin yelken açtığını gösteriyor.

Şu an bunları konuşmak takım için çok erken olabilir ancak her geçen dakika Galatasaraylı futbolcuların tıpkı efsane kadro gibi sahada hiç durmadan pres yapması ve koşmuş oldukları mesafe göstermiş oldukları mücadeleyi sergilemektedir.

Her takım başarısız sonuç alabilir ki zaten alacaktır, o mağlubiyete de değer katan ancak göstermiş olduğunuz mücadele olacaktır.

Fatih Terim’in elinde sihirli değnek olmadığını ve takımın iyi yolda olduğunu düşünürsek, Galatasaraylı taraftarlara az sabır gereklidir.

Sevgilerimle..

www.ahmetsadi.com

Bu haber toplam (8868) defa okunmuştur.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
1000

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Sükunet zamanı23 Mayıs 2012 - 01:59
İlahi adalet16 Mayıs 2012 - 12:49
Tarlalar nihayet yeşillendi07 Mayıs 2012 - 15:24
Federasyonun rengi01 Mayıs 2012 - 23:55
Futbol bu yüzden güzel25 Nisan 2012 - 00:14
Yeşil sahaya bekleriz18 Nisan 2012 - 00:23
Şimdi futbol zamanı11 Nisan 2012 - 02:56
Derbiyi soluklarken18 Mart 2012 - 00:24
Of Play Off07 Mart 2012 - 00:46
Avcı zamanı29 Şubat 2012 - 00:46
Terörün yeni yüzü07 Şubat 2012 - 16:38
Sıfır Tolerans30 Ocak 2012 - 12:22
Şike mi? Oda ne?11 Ocak 2012 - 01:22
Sahne yine Carvalhal'ın‏20 Aralık 2011 - 23:40
Bir Veto da benden!06 Aralık 2011 - 23:40
Irkçılığın anatomisi23 Kasım 2011 - 11:25
Ciğerin kilosu kaça?12 Kasım 2011 - 12:12
Galatasaray doludizgin18 Ekim 2011 - 21:03
Futbol, futbol içindir14 Eylül 2011 - 11:35
Milli Sıkıntı07 Eylül 2011 - 10:01
Fenerbahçeli taraftarlara mektup31 Ağustos 2011 - 12:13
Yayıncı kuruluş yancı futbol24 Ağustos 2011 - 11:18
Carvalhal üzerine teoriler10 Ağustos 2011 - 10:47
Vekil Hoca; Carvalhal..02 Ağustos 2011 - 16:44