İş yerimden bir arkadaşım; “Bu lig keyif vermiyor, Avrupa mücadeleleri başlasa da keyif alsak” dedi. Ben onun bu söylemine bir türlü katılamadım. Herkes bir şeyler söylüyor. İnsaftan mahrum insanlar acımasızca Aydınlar ve ekibini eleştiriyor.
Aksine çok kimsenin ligden keyif almamasına inat ben ortaya konan mücadelelerden izlediğim oyunlardan gayet memnunum.
Fark yerken fark atan Galatasaray’dan ziyade, aynı keyfi hem iki gol atarak Trabzonspor’u sırtlayan Burak Yılmaz’ı, hem de ilk yarı hezimet yaşarken ikinci yarı büyük bir dönüş yaşayan Fenerbahçe’yi izlerken de keyif alıyorum.
Beşiktaş’ın Ankara’nın ayazında zirve yarışında yara alıp ama buna rağmen takipte kalmasını, Anadolu takımlarında puan farklarının çok az ve peşpeşe gelmesinin verdiği heyecan ve mücadele keyfini sürüyorum.
Oysa nasılda huysuz biriymişim, kalbim taşlaşmışta haberim yokmuş. Komplo teorileri oluşturan insanlarla iç içe gelmişim. Telefon dinlemelerini duyup şike var zannetmişim, çanta çanta paraları şike parası sanmış, iki insanın birbirine yardımcı olabileceğini hiç düşünmemişim.
Belki de yönetici yada futbolcuların o paraları düğün hediyesi yada fakir fukaraya dağıtılmak üzere özel poşetler ve çantalarda taşıdıklarını düşünemeyecek kadar kalbim katıymış.
“Tarlalar yeşillendi mi?” Cümlesi bundan sonra benim için “Mısır, Fındık” gibi ürünleri anımsatmaya başladı. “Sami bana gelir, Ayşe Tatile çıksın” ise aile dostları veya çalışanlar için söylenmiş bir sözden öteye geçmiyor.
Şike İddianamesinde geçen “İnşaat İşçileri” teriminin futbolcular için söylenmesine çok güldüm, Bu tabir olsa olsa inşaatta çalışan insanların oluşturduğu meslek grubudur. Yahu ne kadar da paranoyak olmuşuz böyle.
Neymiş efendim futbolcuya şike için At almışlar, yahu atalarımız “At, Avrat, Silah” demiş. Futbolcularda Avrat ne gezer, Silah haşa! Bari At olsun ne yani bu da mı suç?
Artık, Mehmet Ali Aydınlar’ın fanatiği olduğu takımı tutuşunu ve bunu “Ne yani! Ben futbolun başındaki kişiyim taraf tutmayacaksam kim tutacak!” sözlerini alkışlayarak “Bravoo!, Yiğit adam” övgüsüyle pekiştiriyorum.
Ara sıra Aydınlar’ın bu sözleri üzerine Şeytan’ın bana gelip; “Hakemler futbolun değil, bizzat sahanın içindeler, o zaman onlarda alenen açıklasınlar” vesveselerini bir Euzu Besmele çekerek uzaklaştırıp, bertaraf ediyorum.
Kararım kesin! Burdan sesimi tüm dünyaya haykırıyorum! Artık Federasyonun muhteşem yönetimi hakkında yorum yapmayacağım.
Varsa yoksa benim için Futbol geçerli. Bu ülke futboluna limon sıkarlarsa, bende gider halı saha maçları izlerim orada da şike yapılacak değil ya?
Temiz kalmanız niyetiyle..Sevgilerimle..
www.ahmetsadi.com




































































