Canım ağabeyim nasılsın? diye sordu.
Gayet iyiyim sen nasılsın dedim.
Benim iyi olmam için kimin düşeceğini söylemen lazım dedi.
Kim düşsün diye sordum. (Ben böyle sorunca kendini biraz ağırdan satmaya karar verdi.)
Kim şike yaptıysa o düşsün dedi.
Sence kim yaptı dedim?
İçeridekilerin hepsi yaptı dedi.
Yani dedim şuan cezaevinde kim varsa onların takımları mı düşsün dedim.
Aynen öyle ağabey dedi.
Ya dedim suçsuzlarsa, suçları ispatlanmazsa.
Suçsuz adam hapiste olur mu ağabey dedi.
Sen şike ne demek biliyor musun dedim?
Biliyorum. Bir takım para alıp bilerek yenilirse bu şike oluyor dedi.
Peki sence bu hapistekilerin hepsi para mı aldı dedim.
Onlar para vermişler dedi.
Ama demek ki para da almışlar dedi.
Para verenler koğuş ağası, para alanlar çaycı falan oluyor heralde dedi.
O ne demek dedim.
Orda çaycı ağa falan olunuyormuş diye okumuştum. Demek ki buna göreymiş dedi.
Gülümsedim kendisine. Peki dedim dediğin takımlar düşmezse ne olur?
Öyle birşey olmaz diye düşünüyorum ama federasyon başkanı Fenerliymiş galiba o yüzden Fener falan düşmeyecekmiş ağabey dedi.
Ben sana düşmezse ne olur diye sordum dedim.
Düşmezse UEFA el atar olaya dedi, adı karışan takımları kendi turnuvasına almaz dedi.
Biz birşey yapmazsak UEFA karışamaz dedim.
O zaman bu yaz hiçbirşey olmamış gibi ligler devam eder dedi.
Peki sence birşey olmadı mı dedim.
Ağabey sende insanları boşuna suçluyoruz havası veriyorsun sonra da şike yapıldığını kastediyorsun dedi.
Ben hiçbir şey demiyorum dedim.
Valla ağabey ben 1.5 aydır çok yakından takip ediyorum bu olayları. Birşey olmadan kimse içeri girmez diyorlardı. Kesin birşeyler var ve cezasıda olacak diyorlardı ama son zamanlarda birçok şeyin saptırıldığını falan anlatmaya çalışıyorlar. Federasyonun Fenerbahçe’yi kollayacağını söylüyorlar. UEFA’nın eğer hiçbir şey yapılmazsa ve takımları suçlu bulunursa bize ceza verileceğini söylüyorlar dedi.
Fenerbahçe taraftarları yürüyüşler düzenliyor.
Diğer takım taraftarları sürekli düşürülmesi gerektiğini dile getiriyorlar dedi.
Bende dedim ki şimdi iyice bir ses ver dediklerime.
1.5 aydır senin bütün bu söylediklerini herkes yazıyor, çiziyor.
Tıpkı senin gibi düşünüyorlar ki bunları okuyoruz.
Şu saatten sonra tek bir gerçek ve bu gerçeğin iki unsuru var.
Gerçek; mahkemenin vereceği karardır. Bu yarında olabilir, 10 yıl sonra da olabilir.
Gerçeğin ilk unsuru; Federasyonun bu zaman tamponunu düşünerek mahkemenin nihai sonucunu beklemeden vereceği karardır.
İkinci unsur ise bu vereceği kararla ülkede futbolla ilgilenen herkesin içinde ufacık bir ŞÜPHE bile bırakmamaktır.
Bu mümkün mü?
Elbette mümkün subjektif verilerle bir karar alınmıyor çünkü.
Herşey apaçık, net ve şeffaf biçimde nedenleriyle teker teker paylaşılsın.
Somut belgeler ortaya konulsun.
Ak ve kara ortaya çıksın ve bütün şüpheler giderilsin.
Buna rağmen itiraz edenler olacaktır. Lakin onlar provokatör ve narsist duyguları ağır basan şahsiyetlerdir ve gerçeği değiştiremeyecektir.
Bütün bunları beklemek en doğrusudur fakat nasıl beklendiği önemlidir canım kardeşim.
İnsanları çaycı, ağa gibi sıfatlarla ifade etmek.
Destek veya köstek olmak için yürüyüşler düzenlemek.
Hazırlık maçında sahaya dalmak.
Yapmadığı telefon görüşmelerini yapmış gibi göstermek, bilyoner kelimelerini falan karıştırmak.
Federasyonu Fenerbahçeli yapmak.
Son haftaya +2 averajla lider giren Galatasaray’ın şampiyon olmak için sadece 8-0 yenmesi gerektiğini iddia etmek. Bunun için şike yapıldığını bol keseden sallamak.
Nasıl olsa suç değil diye geçmişte de şike yapıldığını iddia edip reyting kazanmaya çalışmak.
Daltonlar gibi fotoğrafları manşet manşet gazetelere taşımak.
Bütün bu hareketler yanlıştır kardeşim.
Alınmamış bir karara tepki vermek doğmamış bir çocuğu evlendirmeye benzer.
Bırak sen gördüklerini.
Onlar yanlış yapıyorlar.
Demokrasi olan ülkelerde tepkiler alınmış kararlara gösterilir.
Karar verilsin kim ne yapacaksa o zaman yapsın.
Şimdi yapılanların kendi içerisinde bir mantığı var elbet ama birçoğu insanımızın kendini boşuna hırpalaması.
Benim tek dileğim sende ve umarım herkes de artık işine, ailesine, okuluna konsantre olur biraz.
Canları kadar sevdikleri takımlarıyla ilgili yapacaklarını karardan sonraya bıraksınlar. Başka insanların gazına gelmesinler.
İçlerinde bir gram şüphe kalırsa protesto etsinler.
Okul demişken ağabey dedi bak bugün babamla yakalık alacaktık beni lafa tuttun amma da çok konuşuyorsun dedi.
Kızamadım 12 yaşındaki çocuğa. Hadi babana selam söyle dedim.
12 yaşındaki çocuğun bile aklına neler sokmuşlar dedim kendi kendime.
Neden güvenemiyoruz kimseye dedim.
Bu işin bu kadar çok konuşulması kimlere fayda sağlıyor acaba dedim.
Siyasi bilinci olmayan toplumların spor bilinci olamaz paradoksunu tekrarladım kendi kendime.
Birçok neden geçti aklımdan ama yine sonunda artık işi sulandırmadan kararı beklememiz gerektiğini düşündüm.
Çünkü taraftar 5 sezonluk yoruldu son 1.5 ayda.
Benim ki tam kapıdan çıkacak. Kim düşer ağabey dedi.
Kim şike yaptıysa o düşsün dedim.
Sence kim yaptı diye sormam dedi ve o yakalık almaya gitti.
Bende bir kişiyi bile mahkeme kararına kadar birazcık da olsa rahatlattım mı diye düşünmeye başladım.
Bol sağlıklı ve kazançlı bir hafta geçirin.
Hoşçakalın...





































































utanmadan burda yaziyonuz isinize geleni yazarsiniz gelmeyeni yazmazsiniz emre isliklandi milli macta yazsaydin yooo oraya yazmassiniz sizin gibi spor yazari olmaz siz satilmis kalemlersiniz asil sikeyi siz yapiyonuz burada