Artık hak hukuk romantikliğinden vazgeçelim.
Öyle olmalıymış, böyle yapılmalıymışla biten cümleler yerine salt gerçeklere bir dönüş yapalım.
TFF’miz.
Türkiye Futbol Federasyonu son aldığı kararla bizleri aptal yerine koymuştur.
Ülke futbolunu da prestij olarak bir paspas haline çevirmiş, dış basınıyla, oyuncusuyla, yöneticisiyle üzerimize bırakılan ve bırakılacak pislikleri bünyesine şimdiden sindirmiştir.
Nasıl yaptılar bunu? Anlatayım derhal.
Federasyon, Türkiye Ligi için bir karar aldı değil mi?
İddianame’yi beklemek yani delillerin tamamını toplayıp savunmalar alındıktan sonra karar ve ceza verme yoluna gitti.
Bence bu karar yanlıştı. Öncelikle bunu belirteyim.
Sıfır tölerans muhabbetini kendi kanunlarında uygulayıp, günlerce kozmik odada çalıştıktan sonra bir yaptırımda bulunabilirlerdi.
Yani nedir bu? Fenerbahçe’nin ve diğer takımların küme düşmesi, eksi puan alması vs vs...
Neyse mesele şimdilik bu değil.
Madem bir karar alındı.
Doğru yada yanlış bir yola girildi.
UEFA ile temas haline geçildi. UEFA’ya listeler gönderildi.
İnisiyatif tamamen kendi ellerine geçti.
Sonra ne oldu?
Bir müfettiş geldi.
Savcı’yla görüştü.
Döndü ve talimati verdi.
Fenerbahçe’yi göndermeyin.
İşte burda Federasyon yanlış üstüne yanlış bindirdi.
Madem cesur davranıp, sıfır tölerans deyip ülke içinde bir uygulamaya gitmedin.
Ve bu yaptıkların yaklaşık 10 gün önce büyük abi tarafından onaylandı.
O abi 10 gün sonra gelip ensene vurup dediğini yaptırıyorsa sana, senin ailede hiçbir değerin yoktur.
Konuşma hakkın yoktur.
Oy hakkın yoktur.
Gücün yoktur.
Sen silinmiş, ezilmiş, bükülmüşsündür.
Artık Türkiye’nin uluslararası arenada elini kaldıracak cesareti yoktur.
Bundan sonra o eli kaldırtırlar adama.
Sen UEFA dedi diye bu kararı alıyorsan demekki kendi kararlarına riayet etmiyorsun.
Yazının başında dediğim gibi bizi aptal yerine koyup, nasıl olsa bunlar sesini çıkarmaz, Fenerbahçeli de mutlu olur üstüne birde sistemi değiştiririm unutulur gider demişsin.
Hiç kıvırmasınlar sevgili okuyucular.
Aynen böyle düşünmüşler.
Çünkü gerekçeleri UEFA bize 8 yıl ceza verir.
Bu mu korkuttu sizleri.
Fenerbahçe suçlu bulunursa bunca taraftarın, oyuncunun vicdan muhasebesi size kaç yıl ceza verecek.
Hadi Fenerbahçe dışındakileri geçtim.
Eee Fenerbahçe’yi de mağdur ediyorsun.
Ali Koç başta olmak üzere şuanda bizi düşürün diyorlar.
Çünkü artık şunu biliyorlar.
Federasyonun korkak adımı nedeniyle ertelenen kararın sonucu şimdiden belli.
UEFA kendi nezdinde Trabzon’u şampiyon sayıyor.
Hal böyleyken Federasyonun artık bizi uyutma imkanı kalmadı.
Karar almasalar bile bir talimatla Fenerbahçe düşecek bu sefer 2 sezonu kaybedilecek.
Bu görüldüğü için sezon başlamadan düşürülmelerini talep ediyorlar.
Ama federasyon hala korkak davranıyor.
Çünkü Fenerbahçe’yi düşürmek demek en başından beri birilerine para kaybı demek.
Fenerbahçe talep etmesine rağmen bu kararı alamıyorlar.
UEFA işin içine girmeseydi inanın hiçbirini bile almayacaklardı.
Çünkü o kozmik oda falan hikaye.
Başından beri işi hiç araştırmadılar.
Benim birçok Fenerbahçeli dostum, okuyucum var.
Hepsi belgeleri görelim, ispatlansın tabi ki düşelim diyorlar.
Ama belgeler gelene kadar kanaatle bağlantılı gerekli cezalar verilebilirdi.
İşte o zaman Türk futbolseveri, futbolsever olarak kalabilirdi.
Ama para musluklarının altına damacanalarını tutanlar muslukların kısılmasına izin vermiyor.
Düşünebiliyor musunuz?
Herkes Fenerbahçe ve diğerleri düşmeli diyor.
Düşürmüyorlar.
Fenerbahçe çıkıyor bizi düşürün diyor.
Yine düşürmüyorlar. Çünkü bu zihniyet Fenerbahçe ve diğer büyük kulüpleri gözlerinde dolar işareti ile gören zihniyet.
O yüzden sevgili Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı, Trabzonlu, Bursalı, Manisalı, Vanlı, Adanalı büyüklerim ve küçüklerim.
Şuanda görev başında bulunan federasyon herhangi bir takım ve futbol lehine hareketlerde bulunmamış aksine bunları bertaraf edip başka amaçlar peşinde koşmuştur.
Özetlemek gerekirse. Fenerbahçe’nin şimdiden geleceği görüp aldırmak istediği kararı zamanında alamamasının sebebi aslında apaçık görünüyor.
Fenerbahçe ligden çekilir mi?
Artık çekilemez. Çünkü federasyon zaman bırakmadı.
Fenerbahçe suçlu mu?
O belli değil ama sıfır tölerans çerçevesinde tazminat riskini alıp Fenerbahçe ve diğer takımlar için gerekli kararlar alınmalıydı.
Haa alamıyorsan başkası tarafından da aldırılmamalıydı.
Zaten Fenerbahçe yerine alt liglerde şampiyon olan Anadolu’nun herhangi bir ilçe takımı bu durumları yaşasaydı aynı tüzükle çoktan karar alınmıştı ve kararlılıkla uygulanıyordu.
Yazı uzun oldu. Buraya kadar okuduysanız eğer son olarak bütün bu yazdıklarımda samimiyetime inanmanızı ve artık olan biteni tarafsız gözlerle değerlendirmenizi istiyorum.
Çünkü mesele Fenerbahçe ve diğerlerinin şike yapıp yapmadığını aştı artık.
Mesele ülkemizin prestijini yerle bir edecek bir unsur haline dönüştü.
Adalet vicdanlarımıza yakın zamanda ulaşacaktır.
Suçlular bulunacak. Onlara kocaman bir yuh çekilecektir.
Lakin bunları bir araç olarak kullanıp içimizdeki futbol sevgisini alanları Allah affetmeyecektir.
Teşekkürler UEFA. Sayende biz şimdiden yuhlamaya başladık.
Futbolun mahalle maçları ruhuna dönmesi dileğiyle.
Şimdiden iyi bayramlar.
Hoşçakalın....





































































işin içinde fener oldumu herkes delikanlı falan dimi ulan madem sıfır tölerans diyorlar hırsız spor nasıl bizim yerimize şampiyonlar ligine alındı 8taş nasıl uefada aç köpekler
Başladığından beri hep yanlış adım attı bu Federasyon. Tüm amaç şikebahçeyi kurtarmak olunca bütün keten helvalar yandı....