Bayramda memleketteydik vesselam.
Bilmeyenler için söyleyelim; Ordu.
Hani şu yeşille mavinin kucaklaştığı şehir.
Yakın zamanda sel olduğu için şu sıralar bölüm bölüm kahverengiyle sarı kucaklaşıyor olsa da Karadeniz coğrafyasını en iyi yansıtan şehrimiz.
Büyüklere, küçüklere, tanıdıklara bayram sevgisini sunduktan sonra tatil dönüşünden önce merakla beklediğim iki şey vardı:
Birincisi daha önce binemediğim Boztepe’yle Ordu’yu birbirine bağlayan teleferik.
İkincisi sezon açılışında Trabzonspor’la oynanacak hazırlık maçı.
Ordu’ya maça gelecek deplasman taraftarları için teleferiği anlatayım biraz.
Çünkü bu deneyimi ülkenin herhangi bir yerinde yaşama imkanımız yok.
Şehirle yaklaşık 600 metre yükseklikteki dağı 6 dakika içinde geçip bütün Ordu’yu görebileceğiniz harikülade bir manzaraya erişiyorsunuz.
Orada güzel bir yemek yiyip doğanın tertemiz havasını içinize çektikten sonra birde çayınızı içiyorsunuz.
Sonra tekrar teleferikle inin aşağıya 10-15 dakika yürüyüp stada ulaşıyorsunuz.
Bütün bu yaptıklarınızın etkisiyle üzerinize güzel bir yorgunluk çökecek ve muhtemelen maçı uyuşuk bir biçimde izleyecekseniz.
Zaten teleferiğin yapılma amacıda Orduspor’un bir yıldırma politikası.
Şaka bir yana madem kalkıp takımınız uğruna şehrimize misafir geleceksiniz bende yapmaktan hoşlanacağınız bir tüyo vereyim dedim.
Hoşgeldiniz, bol şans.
Şimdi sahanın içine dönelim.
26 yıl aradan sonra Süper Lige çıkmış bir takımın sezon açılışı hem de bayrama denk gelmiş ne güzel değil mi?
Stat tıklım tıklım olmasa da %90’ı dolu.
Açılışa da bir Şampiyonlar Ligi ekibi getirilmiş.
O da yetmemiş Trabzon’un rakibi İnter üşenmemiş, kalkmış Ordu’ya bir gözlemci göndermiş.
Yani maç kendi kendini önemli haline getirmeyi başarmış.
Şenol Güneş, İnter’e fazla malzeme vermemek için yedek ağırlıklı kadroyu sahaya sürerken yeni transfer Volkan Şen’e hadi Trabzon kariyerin başlasın diyerek şans veriyor.
O Volkan Şen’de daha maçın başında Halil’e güzel bir asist yaparak sezon açılışını yapıyor.
Maçta skorun pek önemi yok.
Trabzon yedek kadro olduğu için aralarında uyumdan söz edilmiyor. O yüzden oyunun kontrolü tamamen Orduspor’da.
Culio ile başlamaya çalışan atakların sonucu gelmese de sahada birşeylerin denendiği belli.
Bir sisteme bağlı kalınarak sürekli kanatları arayan bir düzen ve savunmayı önde kurarak topun kendisinde kalmasını sağlayacak oyun anlayışı hazırlık maçından gözümüze çarpanlar.
Trabzon, tüm bunlar olurken bir gol daha sıkıştırıyor.
Culio güzel bir frikik golüyle 2-1 yapıyor.
Tam bir frikik daha olmuşken 42. dakikada stadın ışıkları sönüyor.
İşte tam bu noktadan maçın 2-1 bittiğini belirtip dost acı söyler kısmına bir girelim.
Stat ışıklarını eleştirmeyeceğim.
Sonuçta hazırlık maçı olur öyle şeyler. Ama olduğu için de TFF gece maçı verirken artık iki kere düşünerek verecektir.
Maç öncesinde stada girişlerde insanlar yollara taşıyor, taraftar kendi kendine bir turnike düzeni kurmuş.
Bu düzenin daha profesyonel biçimde kurulup hem taraftarın hem de araba trafiğinin rahatlatılması şart.
Dışarda bir sürü forma, atkı vs. satan adamlar var. Bunların paraları Orduspor’a gidiyor mu diye sorguluyor insan.
Küçücük Ordumda yönetim bu malzemeleri satacak noktalar oluşturup hem o adamlara da iş imkanı sunmuş olur hem de taraftarın parası kulübe girer.
Yemek yerleride yukarıda söylediklerime paralel.
Esnafa para kazandırmak için birkaç düzenleme gerek.
Stada giriyoruz. Çok yakın aile dostlarıyla birlikte Hatay’da gelen damatlarına saha içinde hava yapıcaz güya.
Ama koltukların hali içler acısı. Kirli demek kir ve pisliğe ayıp olur.
Eskiden koltuklar bilerek kirli bırakılır taraftarın oturmayıp sürekli destek de bulunması sağlanırdı.
Ama insanlar artık o kirli koltuklara oturuyor. Bizde oturduk zaten.
Eğer amaç yukarıda anlattığım gibiyse sökün koltukları, yok değilse değiştirin çünkü hiç yakışmıyor.
Taraftarımızı merak ediyordum. Malum Ankara’da müthiş bir hava bıraktık.
Taraftarın büyük çoğunluğu hazırlık maçından olsa gerek çok sakindi.
Taraftar grupları olmasa seyircisiz maç gibi olacak.
Maçta en çok ses ışıklar sönünce çıktı gerisini siz düşünün artık.
Lig maçları bu havada olursa Ordu kolay bir deplasman olur.
Ankara havası sürerse rakiplerin vay haline.
Sonuçta maç 2-1 bitiyor. Arkadan bir ses Trabzon’a ezilmedik derken yanındaki Trabzon’da kim bizde artık Süper Ligdeyiz diyor.
Yeni sezona başlarken yeni umutlar ve karışıklıkla beraber titreşimli bir heyecan var Ordumda.
Çok mu eleştirdim bilemem ama eksikliklerin tamamlanması herkese fayda sağlayacak.
Geçen yıl sezon başında Süper Lige çıkacağımızı belirtmiştim.
Tuttu. Hadi bir kehanet daha.
Bu sene Avrupa Ligi Play-off’larına kalırız.
Ligler ve sezon başlıyor.
Artık hepimiz futbola dönelim.
Güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle.
Hoşçakalın...




































































