Mustafa Kemal Atatürk.
Her gün milyonlarca öğrencimizin fotoğrafını gördüğü yüce şahsiyet, Atamız.
Sorsak o öğrencilere sınıfınızdaki fotoğraf nasıl bir fotoğraf diye, Atamızın üstünde ne var desek, ne tarafa bakıyor desek acaba yüzde kaçı tarif edebilir?
Ya da bizler çalıştığımız yerlerde her tarafta, her katta asılı olan Atamızın fotoğraflarının ve Türk Bayraklarının farkındamıyız acaba?
Değiliz.
Statlarda İstiklal Marşı okunuyor.
Bizim marşımız Dünya uluslarınca içeriği en anlamlı marştır.
O yüzden okunuşuda bir terbiye gerektirir.
Hazır ol vaziyetinde durularak okunur bizim marşımız.
Bunu bilmeyen yoktur değil mi?
Ama statda görmüyor musunuz marşımız okunurken elindeki döneri yemeye çalışanı ya da ayağa kalkıp çekirdeğini çitlemeye devam edeni.
Onu geçtim. Bizim futbolcularda nasıl durulacağını bilmiyorlar. Bazen yabancılar daha üsturuplu duruyor.
Nerede terbiye? Farkındamıyız?
Değiliz.
O fotoğrafın farkında olmayan gençlerimiz Ulusal bayramları sadece statlardaki gösterilerden ibaret sanıyorlar mı?
Bence evet. Bir de üstüne onları eğitimden alıkoyuyuoruz.
Televizyondaki izledikleri şöhretli futbolcularla aynı sahayı paylaşacakları tek alan olarak görüyorlar orayı.
O sahaya çıkacak vizyonu, aklı versek nasıl olur gençlerimize?
Bizim insanımız bahis oynarken ne kadar rasyonel olursa olsun Milli Takımın yenileceğine para yatırıyor değil mi?
Açın bakın bahis sitelerinin istatistiklerine.
Nasıl izliyorlar o maçı acaba?
Milli duygular 2.20’lik 2.70’lik oranlara değişilmiş mi oldu?
Kanıksadık bazı şeyleri doğrudur.
Ama bu yazı ne bir eleştiri ne de siyaset kokulu bir yazıdır.
Yazının başında bahsettiğim o resimleri her yere asan vicdanlar onların şekli boyutunu bilmese bile gerektiği yerde Atamızın özgür biçimli şekline bürünebileceklerdir.
Bu saydıklarımız bazı şeyleri kaybettiğimizi değil kaybetmeye başladığımızın işaretidir sadece.
Bizler Cumhuriyet’in bekçileriysek eğer spor sınırları içerisinde sorumlu davranmayı unutmayalım.
Özelden bütüne bir yaklaşımı anlatıyorsa bize 29 Ekim, bizler spor camiasının içinde olanlar ve siz sevgili okuyucular üstümüze düşen neyse her zaman ve mekanda yapmalıyız.
Yanımızdaki abiyi uyaralım, gerekirse ayağa kaldıralım.
Şehitlerimizi hatırlarken binlerce ses olarak statlarda susmayalım hiç.
Gençlerimizi Milli Takım üzerinden para kazandırmaya değil Milli Takım için bizler gibi duygulanabilmeyi öğretelim.
Türk olduğu halde Türk Milli Takımını seçmeyen Mesut’un başarılarını anlatacağımıza Hamit’i, Nuri’yi, Mehmet Ekici’yi anlatalım gençlerimize.
Cumhuriyet’in aydınlık gençleri olarak bütün yaratıcılığımızla destek olalım tuttuğumuz takımlara.
Eğer sahanın içindeysek centilmenlikte Atamızı örnek alalım ama kazanmak için davranmayı da ihmal etmeyelim.
Bu güzel günde son olarak Mustafa Kemal Atatürk ve şimdiye kadar şehit düşen tüm askerlerimize şükran ve minnetlerimi sunuyorum.
Doyasıya kutlayın Sevgili Okuyucular.
Hoşçakalın...




































































