Şikedir, iddianamedir, yasalardır derken ligde 15 haftayı geride bıraktık.
Bu 15 haftada derbiler oynandı, sıralamalar yavaş yavaş yerine oturmaya başladı.
Maç trafiği yoğunlaştı. Özellikle Avrupa’da oynayan takımlarımız için bir NBA maratonu oluştu.
Play-Off sisteminden dolayı maçların öneminin yitirildiği söylendi. Kanıt olarak da gol oranlarının düşmesi gösterildi.
Televizyondaki birçok yorumcu nasıl olsa play-off var gibi cümleler kurup normal sezonun önemli olmadığını anlatmaya çalıştılar.
Vs vs vs..
Benim kendi adıma hiç hoşlanmadığım ve maddeler dolusu eleştiri yapabileceğim bir sistemle şampiyonumuzu ilan edeceğiz.
Ama bu demek değildir ki normal sezon önemsiz ve dananın kuyruğu sadece play-off’da kopacak.
Gelin hep birlikte şampiyonluğa giden yolu biraz irdeleyelim.
Play-Off Şampiyonluk grubu
Bu tabiri sezon sonunda çok duyacağız.
34 haftalık maraton bittiğinde ilk 4 sırayı alan takımın oluşturacağı ve şampiyonun çift devreli lig usulüne göre belirleneceği grup olacak.
Bir nevi Şampiyonlar Ligi grupları gibi.
Bu gruplara başlarken şimdilerde normal sezonun önemsiz olduğunu ısrarla dile getirenlerin dal olarak tuttuğu bir kural var.
Puanların yarıya bölünmesi.
34 hafta sonunda toplanmış puanlar ikiye bölünecek, buçuklu puan ortaya çıkarsa bir üste tamamlanarak play-off’a başlanacak.
Hemen şimdiki puan durumuyla açıklayalım.
Galatasaray 31
Fenerbahçe 31
Beşiktaş 28
Eskişehir 26
Lig böyle bitmiş olsa bu dörtlü play-off’a şu şekilde başlayacaklardı.
Galatasaray 16
Fenerbahçe 16
Beşiktaş 14
Eskişehir 13
Görüldüğü gibi liderle dördüncün arasındaki beş puanlık fark yeni grupta üçe düşüyor.
O yüzden normal sezondaki puan kayıpları ikame edilebilir gibi dursa da puan eşitliği gibi durumlarda yarım puanın bile çok önemi var.
Mesela yukarıdaki örneğe göre play-off sonunda Galatasaray ve Eskişehir aynı puana sahip olursa Galatasaray’a yarım puan eklendiği için Eskişehirspor şampiyon olacak.
Yani normal sezon önemsiz değil aksine yarım puanla bir takımı şampiyon yapabilecek kadar önemli.
Yine puan eşitliği durumunda kendisine yarım puan eklenen takım yoksa bakılacak unsur her iki takımın normal sezon ve play-off’da birbiriyle oynadığı 4 maçtaki puan üstünlüğü olacak.
Hatta puanlar eşitse de bu maçlardaki gol averajına bakılacak.
Yani geçenlerde Galatasaray-Fenerbahçe maçında Alex’in golünün ileride dahi hiçbir işe yaramayacağını söyleyenlerin aksine belki de o gol sıralamaları değiştirecek.
Bütün bunların hepsi üçlü averaj içinde geçerli.
Yani normal sezon sadece puan olarak değil birçok detayla şampiyonu belirleyebilecek kadar önemli aslında.
Burada üstünde durulması ve hala belirsiz olan konu şampiyonluk grubunun fikstürünün nasıl olacağı.
Eğer kurayla yapılacaksa bu iş normal sezonu ilk sırada tamamlayıp dördüncüyle arasında ciddi bir puan farkı olabilecek takıma haksızlık olabilir.
Ya da normal sezon birincisinin son maçı ikincinin evinde oynaması pek de istemeyeceği bir duruma dönüşebilir.
Fikstür o yüzden önemli ve nasıl belirleneceği hakkında şimdilik bilgi yok.
Bu konu şimdiden iyice düşünülmeli, o gruba gelecek takımlara göre kararlar verilmemeli.
Uzun lafın kısası taraftar reel başarı olarak play-off’ları görüyor hatta birçok yorumcu buna çanak tutuyor olsa da şampiyonu normal sezondaki detayların belirleme olasılığı oldukça yüksek.
Tabi bu kadar detay heyecan ve rekabeti körüklüyor gibi dursa da hala saçmasapan bir sistem olduğu kanaatindeyim fakat bu sistemde normal sezonun ne kadar önemli olduğununda bilincindeyim.
Benim şahsi fikrim bu yıl şampiyon 42-48 puan aralığında olacaktır. Yani normal sezonda 32-38 yapan takım play-off’da 10 puan koydumu cebine şampiyonluğu ilan eder.
Her ne kadar matematiksel olarak garantisi olmasa da normal sezonda 42-48 puan aralığına ilk girip bu aralığa başka rakibini sokmadan çıkabilen takımın şampiyon olma olasılığı yüksektir.
Son olarak birçok okuyucu mail atıyor şike konusunda yorum yapmam için.
Onlara ve siz diğer değerli okuyuculara tavsiyem üşenmeden iddianameyi okuyun. Anlamlı, anlamsız, komik ve ciddi bütün yanlarıyla bütün çıkarımları yapabilirsiniz. Yoksa sizde okumadan uyduranlar kervanına kapılırsınız benden söylemesi.
Güzel bir gün geçirin.
Hoşçakalın.




































































