Fenerbahçe mutsuz.
Trabzonspor mutsuz.
Galatasaray mutsuz.
Beşiktaş mutsuz.
Bursaspor mutsuz.
Orduspor mutsuz.
Diğer Anadolu kulüpleri mutsuz.
Dışardaki yöneticiler mutsuz.
İçerideki yöneticiler mutsuz.
Medya mutsuz.
Ve taraftarlar mutsuz ayrıca hepsinde gittikçe büyüyen kocaman bir nefret var.
Bütün bu mutsuzluğun sebebi futbol gibi görünse de bizim güzel şirin oyunumuz bizi bu kadar mutsuz edemez.
Bizi mutsuz eden futbolumuzu yöneten zihniyet.
Kurumun başındaki isim Memoli Aydınlar.
Bakın 26 Haziran’da daha federasyon başkanı olmamışken neler yazmışım kendisi hakkında:
“Bulunacağı mevki tarafsız olmayı gerektiriyor ise öyle olacaktır.
Olmazsa hesap sorulur.
Herkese eşit mesafede durması gerekiyor.
Durmazsa hesap sorulur.
Şimdiden iş hayatında güzel başarılar kazanmış ve bunu futbola aktarmak isteyen bir adamı yargılamayalım.
En önemlisi ekonomiden bu kadar iyi anlayan birine bu şansı ön yargılı olmadan verelim.
Başarı dolu kariyeri alacağı kararlara referanstır.”
O dönem herkes Fenerli diye karşı çıkarken bu düşüncenin çok yanlış olduğunu savunmuştum.
Yanılmışım.
Maalesef Sayın Aydınlar takımcılık gömleğini bir türlü çıkaramadı.
Şimdi Fener düşsün demek falan istemiyorum. Ben işin orasında değilim.
Ben bir kurum nasıl yönetilmez bunun örneğini veren yöneticilik kabiliyetleri “Şike” kelimesindeki harflerle sınırlı bir lider portresi çiziyorum.
Çünkü Aydınlar öyle işler yaptı ki herkesten çok Fenerbahçe’ye zarar verdi.
Galatasaraylı olsa yada Fenerbahçe’den nefret eden biri olsa ancak bu kadar zarar verebilirdi Fenerbahçe’ye. Öte yandan herkesi mutsuz etti. Taraftarı birbirine düşürdü.
Elbette her kesimi mutlu edemezsiniz ama herkesin size güvenmesi sağlayabilirsiniz.
Sayın Aydınlar 3 Temmuz’dan bu yana tutarsız açıklamalarıyla, tutamadığı sözlerle, sergileyemediği dik duruşuyla Türk Futbol tarihine tunç harflerle adını yazdırdı.
Alacağı kararları Ağustos geldi, Eylüle erteledi.
Eylül geldi, Kasıma erteledi.
Kasım geldi Kulüpler Birliğine pasladı.
Şimdide 26 Ocak’ı bekliyoruz.
O gün gelecek yine başka bir güne ertelenecek.
Ama ne ertelemesi bu belli değil.
Neyi beklediği belli değil.
Söylemleri net değil.
Fenerbahçe bizi düşürün dedi, düşürmedi.
Diğer takımlar 58.madde değişsin dedi. Benim olduğu yerde küme düşme olacak dedi.
Sonra yine değişti. Toplantılara kaldı vs vs..
Şimdi önünde iki yol var.
Ya Fenerbahçe ve diğer takımları düşürüp o takımlarımızın iki yılını yakacak.
Yada kimseyi düşürmeden devam edeceği yolda adı geçen takımlarımızın haklarını koruyamadığı için o takımlarımıza hesap verecek.
İkincisi ne demek? TRT gibi bir kurum Fenerbahçe’yle dalga geçiyorsa gelinen noktada en büyük pay Sayın Aydınlarındır.
Yani Sevgili okuyucular ben kısaltarak Memoli dedim ama tam adı Mehmet Ali Aydınlar olan Federasyon başkanımız bir futbolsever olarak benim futbolun içinde görmek istemediğim tek isim. Ya sizin???
Wolkan C
Aslında hiç uzatılacak bir mevzu değildi ama atışmalar hala sürdüğü için bir Orduspor taraftarı olarak yazma gereği hissettim.
Volkan, Ordu’daki maçtan sonra soyunma odasında bir tuvalet olmasından şikayetçi olmuş ve şikayetini bakın nasıl dile getirmiş.
“ Soyunma odalarını kontrol etmenizi istiyorum. Havaalanında hoca karşılamayla olmuyor. Biraz tesisleşmek lazım. Soyunma odasında bir tane tuvalet var. Bunları söylemek çok ayıp ama tesisleşmeye önem vermek gerekir.”
Bu söylemi herkes tebrik etti. Bravo Volkan’a falan dediler. Hatta Fuat Akdağ Ntvspor’da saygı çerçevesi içinde çok yerinde bir açıklama dedi.
İşte burada duralım bu açıklamada herşey var ama tek olmayan şey Saygı.
Saygısızlıkta, tesisleşmeyle hiç ilgisi olmayan havaalanında Cuper’i karşılayan taraftara yapılıyor.
Yani şöyle anlatayım. Eğer Volkanın açıklaması “ Soyunma odalarını kontrol etmenizi istiyorum. Biraz tesisleşmek lazım. Soyunma odasında bir tane tuvalet var. Bunları söylemek çok ayıp ama tesisleşmeye önem vermek gerekir.” şeklinde olsaydı. Taraftarla herhangi bir bağ kurmasaydı bende bravo diyecektim.
Ama kültürsüzlük bu olsa gerek. Beyinden geçenlerle ağızdan çıkanları birbirine denkleştirmek lazım. Yoksa yabancı futbolcular gibi anlamsız cümleler kurabiliyorsunuz. Wolkan C.
Hoşçakalın...





































































MAKBUZA GARDİYANLAR TARAFINDAN EL KONULDU:D)))) ULAN AZİZE SEN AKILLANMICAN((