× Facebook'ta -

 25 Mayıs 2012Cuma

FenerbahçeGalatasarayBeşiktaşTrabzonsporBursasporİ.B.BelediyesporEskişehirGaziantepsporGençlerbirliğiKarabüksporKayserisporManisasporAntalyasporMersin İdman YurduAnkaragücüOrdusporSamsunsporSivasspor
  • Milliler Gürcistan'ı avladı
  • Terim ve Mourinho yemekte buluştu!
  • İşte federasyonun B planı
  • İşte F.Bahçe'nin muhtemel rakipleri!
  • Trabzon'a bir iyi bir kötü haber
  • F.Bahçe'den Beşiktaş'a müthiş çalım
  • Michel Platini'den kötü haber
  • Fatih Terim'den devrim gibi öneri
  • Galatasaray'da Arena ayrılığı!
  • Trabzon'un Devler Ligi beklentisi sürüyor
  • F.Bahçeliler CEV Başkanı'nı çıldırttı
  • Sporda günün flaş gelişmeleri
  • Hüseyin Gülerce Yıldırım'a patladı!
  • Jose Mourinho İstanbul'da
  • Cemaat Fenerbahçe'yi mi istiyor?
  • Stoch açık kapı bıraktı
BUGÜN VE HERGÜN DOYA DOYA SPOROKUSporOku
Karakter Boyutu :
Necati Şatana

Acı Reçete!...

12 Ekim 2011 Çarşamba

10 Yıl önce olsa ve yine bir Azerbaycan maçı oynasaydık ve Play Off'a kalmak için Almanya’nın da Belçika’yı yenmesi gerekseydi inanın kimse Türkiye maçını izlemezdi. Ben şahsen Almanya ile Belçika arasında oynanacak maçı izlerdim. Çünkü Türkiye’nin kesin olarak farklı bir galibiyet alacağını düşünürdüm.

Ancak Guss Hiddinkli Türkiye bize bu güveni vermedi. Tam tersine Almanya kesin kazanır düşüncesi ve Türkiye çok zorlu bir maça çıkıyor mantığıyla izledik Azerbaycan maçını…

Son 20 yılda Ulusal takımımızın çok inişli çıkışlı bir grafik çizdiğini görüyoruz. En büyük başarıların hep yerli teknik adamlar ile geldiğini gördüğümüz halde ulusal takımımızı yıllık 10 milyon TL gibi astronomik bir ücretle haftanın sadece 1 günü Türkiye’ye gelen bir yaşlı Hollandalıya teslim ettik.

Hiddink Türkiye’ye adeta bir Katar ve Dubai muamelesi yaptı. Öyle bir anlaşmaya imza attı ki, gerçekten de Türkiye bir Katar ve Dubai oldu.

Bu sözleşmeyi Hiddink’e sunanların devletimizi dolandırmak ve bir Hollandalı’ya haksız kazanç sağlamak iddiasıyla dava etsek yeridir.

Gelelim maça…

Milli takımımız alışkanlık haline getirdiği işini son dakikaya bırakma alışkanlığını sürdürdüğü maçta aradığı golü ancak maçın son çeyreğinde Burak Yılmaz’ın ayağından buldu. Bu golde Burak’ın müthiş fırsatçılığı kadar Selçuk İnan’ın verdiği mükemmel pasın da payı vardı.

Millilerimiz zayıf rakibi karşısında sürekli atak bir oyun sergiledi. Bunun temel sebeplerinden biri Azerbaycan’ın maçı kendi sahasında kabul eder bir oyun sistemi içinde sahaya yayılmasıydı.

Azerbaycan enteresan bir oyun anlayışı ile karşımıza çıktı. Bir puan ile guruplara kalacakmış gibi Türkiye karşısına güzel ve kolektif bir futbol yerine beraberlik isteğiyle çıktı. Kötü futbol ve bir puan oysa dost ve kardeş Azerbaycan’a zerre kadar yaramıyordu.

Bu tip maçlarda iddiası olmayan takımların tribünleri dolduran binlerce insana daha güzel bir futbol sunma çabası içinde olması gerektiğini düşünüyorum. Kazanmaya oynayıp galip gelseler daha çok alkış alabilirlerdi oysa…

Ulusal takımımız ise Azerbaycan’ın “Çanakkale geçilmez” anlayışı karşısında kontrolsüz ataklar geliştirdi durdu. Maçta birkaç net pozisyon da bulmadık değil. Mesela Sabri inanılmaz güzel iki orta yaptı. Belki kariyerinde topa bu kadar iyi hükmettiği bir başka maç yoktur. Ancak takımın forvetleri ve özellikle Arda bu maçta çok etkisizdi.

Rakibi sürekli orta göbekten geçmeye çalışmak çağdaş futbol anlayışına uymuyordu. Kaliteli ekiplerin rakiplerini genelde kanatlardan yaptıkları güzel atak ve ortalarla geçtiğini görüyoruz. Ama Türk Futbolu her nedense kanat akınları konusundaki yetersizliği nedeniyle istediği düzeye bir türlü gelemiyor.

Gelen yabancı teknik adamların belki de Türk Futbolu’na katabileceği en büyük katkı kanatların daha iyi çalışmasını öğretmek olduğunu düşünüyorum. Yoksa bu futbolu ülkemizdeki sıradan her yerli adam zaten oynatıyor.

Hiddink bu maçta Almanya maçının en kötüsü Servet’i yedek bıraktı. Doğru tercihti. Kör bir adam bile olsa bunu yapardı zaten.

Takımın defansı hakkında çok birşey söylemeye gerek yok çünkü üzerlerine fazla iş düşmedi.

Orta sahada Kazım iyi gününde değildi. Emre sakatlıktan yeni çıkmış ve hazır bir görüntü vermiyordu. Çok top kaybı yaptı.  Kazanmak için sadece biraz konsantrasyon ve şansa ihtiyaç vardı ve bu Selçuk-Burak işbirliğinde gerçekleşti.

Bugün her biri ülkemizden bir takım tutan Azeriler bile bizi kendilerine rakip görmeye başladı. 2 maçta Azerbaycan’a üstünlük sağlayamayan ama ekonomik olarak Azeri Futbolu’nun 50 katı olan Türk Futbolu maalesef geriye gidiyor. Play Off daki rakiplerimize bakıyorum da hangisini yenecek güçteyiz acaba?

Hiddink’i kovun diyeceğim ama yıllık 10 Milyon TL alan bir ihtiyarın kovulduğu takdirdeki tazminatını düşününce tüylerim ürperiyor.

Kısacası biz Hiddink’e mahkumuz. 70 Milyondan fazla Türk Vatandaşı daha birkaç yıl Hiddink’in oyuncağı olacak…

Türk Futbolu’nun ilerlemesi için her şeyden önce ne yaptığını bilen insanların yönetimine ihtiyaç var. Kulüpler Birliği’nin yönettiği bir Türk Futbolu bundan daha da geriye gider. Gerekirse yabancıya 10 Milyon TL vermekte tereddüt etmeyen TFF’ye yine para karşılığı yabancı bir başkan bulalım. Kanun nasılsa istendiği gibi değiştiriliyor. Bir İtalyan’ı TFF’nin başkanı yapalım ve bu iş olsun bitsin. Kimseye diyet borcu olmayan, kulüplerin esiri olmayan bir federasyon ancak Türk Futbolu’nu ileriye götürebilir.

Bu da benim acı reçetem….

Bu haber toplam (13989) defa okunmuştur.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
1000
Toplam (5) yorum eklenmiştir.
Folloş FB 8JK 13 Ekim 2011 18:42 Perşembe
Hiddinkle yüklenmenin gereği yok. senin ülkenin futbolcusu kazma gibi top oynuyorsa, sistem nedir bilmeden sahada başına buyruk maceralara atılıyorsa o işin teknik direktörle alakası yoktur. Bize yabancı olduğu kadar rusyaya da yabancıydı güney koreye de avustralyaya da. Onlarda nasıl başarılı oldu. Problem yabancı olması falan değil. Aldığı paraya gelince: koskoca Hiddink avdullah avcıyla ertuğrul sağlamla aynı ücreti alacak değil herhalde. Herkesin bir piyasa değeri vardır.
CEVAPLA YORUMUN DEVAMI
fbemrh66 13 Ekim 2011 15:01 Perşembe
şatana sen fenerle ilgili bi yazı yazmadıkça kimse seni takmıyor.... okunmuyosun...
CEVAPLA YORUMUN DEVAMI
gurbetci 13 Ekim 2011 00:48 Perşembe
SKANDAL !!! Juan pablo pino dövmeleri yüzünden , alisveris sirasisinda sudi arabistanda tutuklandi .. kefaletle sarbest birakildi !!! Yuhhhhhhhh diyorum ve Ta$ devri ????????? ?? Kaynak(Alman ZDF kanali teletex/230) ilginc bu haber TÜRKiYEDE ilgi görmüyor?????????
CEVAPLA YORUMUN DEVAMI
spideryiti 12 Ekim 2011 14:06 Çarşamba
tam dört dörtlük bir yazı...tebrikler üstad
CEVAPLA YORUMUN DEVAMI
ergenekoncu 12 Ekim 2011 09:18 Çarşamba
Yazının başından sonuna kadar "doğru "doğru" diye tastik ederek geldim.Bi yandan da ne zaman Fenere laf atacak diye bekliyorum.Sonunu yine fenere bağlamış..Mali Aydınlar FBli ama yardımcıları hep gsli.Bir kurulu yöneten başkan kadar kurul üyelerinin de yetkisi vardır.
CEVAPLA YORUMUN DEVAMI

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Kan gövdeyi götürürür mü?01 Mayıs 2012 - 11:50
Trabzonspor’un şansı yoktu!29 Nisan 2012 - 12:15
Siklet farkına rağmen!..23 Nisan 2012 - 16:15
Tek suçlu Emre değil!...16 Nisan 2012 - 08:59
Terbiyesiz Muslera!...09 Nisan 2012 - 10:07
Fener’e çalıştılar…26 Mart 2012 - 10:01
Futbol ilahları böyle istedi18 Mart 2012 - 17:20
FB Cumhuriyeti'nin Atası!...22 Şubat 2012 - 08:58
Komedi dükkanı!21 Şubat 2012 - 09:05
En zayıf halka Sercan!..17 Şubat 2012 - 22:02
Özür dilerim!...13 Şubat 2012 - 10:44
Cincon ve Lig Tv!...08 Şubat 2012 - 09:11
Of’lu!...01 Şubat 2012 - 10:34
Başımız sağolsun!...31 Ocak 2012 - 17:37
Genel kurulun ardından!...27 Ocak 2012 - 08:53
Sezonun en kötü GS’yı!...23 Ocak 2012 - 10:57
Kazım ve Servet'e rağmen!14 Ocak 2012 - 23:05
Bu hırs engel tanımaz!...07 Ocak 2012 - 23:27
Kazanma hırsı!...04 Ocak 2012 - 08:19