4-5-1, ve 4-1-4-1’den sonra 4-4-2’ye geçen Galatasaray adeta vites yükseltti. İki haftadır forveti çiftleyen Fatih Terim nihayet taraftarlara hoş futbol ve farklı galibiyetler izlettirmeye başladı.
En iyi savunma hücumda başlar mantığıyla rakibi en sondan başa kadar kontrol altında tutan Fatih Terim’in talebelerinin 1 hafta öncesine kadar en çok eleştirildiği konu temposuz oyunu idi.
Öyle ki, Galatasaray bu sistem değişikliğine gitmeseydi gelecek vaad etmiyordu.
Çift forvetli sistemin tüm getirilerine rağmen girdiği gol pozisyonlarını bu kadar cömertçe harcaması Galatasaray’ın en büyük eksikliği olarak göze çarpıyor.
Gerçekten hem Fenerbahçe ve hem de Trabzonspor maçlarında Galatasaray’ın toplamda 2 düzineye yaklaşan gol pozisyonu var ama attığı gol sadece 6…
Sanıyorum ki ara transferde alınacak kaliteli bir golcü bu eksikliğin kapanmasında etkili olacaktır.
Defansta ise Galatasaray kusursuz işliyor. Genç Semih'i alnından öpüyorum. Milli takım formasına göz kırptığını düşünüyorum.
Bu maçta tıpkı geçtiğimiz hafta olduğu gibi sahada sadece Galatasaray ve onun teknik heyeti vardı.
Şenol Güneş adeta maçı kenardan etkisisce izledi.
Alanzinho gibi takıma hareket getirecek bir oyuncu yerine Henriqe ile maça başlaması onun rakibinden ne kadar korktuğunu gösterdi.
Zokoro’nun maç 2-0 iken gördüğü kırmızı ağır karardı. Bu pozisyonda Zokora’nın kolu doğal olmayan biçimde kalkıyor ve yumruğu da doğal olmayacak şekilde Melo’nun yüzüne çarpıyor ama harekette kesinlikle kasıt yok.
Gençlerbirliği maçında Elmander’in de kasıtlı olmayan faulüne kırmızı kart çıkmıiştı. Bence Zokora’nın da bu pozisyonda en fazla sarı kart görmesi gerekirdi.
Ancak işin doğrusu Galatasaray zaten rakibine 11 kişi de olsa sahada nefes alma şansı vermiyordu. Zokora atılmasaydı belki Trabzonspor daha farklı da kaybedebilirdi. Çünkü rakibi 10 kişi kalınca Galatasaraylı oyuncular da skor yeterli düşüncesiyle top çevirmeye başladılar. Trabzonspor’da zaten skora razı oyun oynadı. Maç 2-0 dan sonra zaten al-ver oyununa döndü.
Trabzonspor’un bırakın kazanmak için gol pozisyonunu skoru değiştirecek derecede oynayabilen tek bir oyuncusu yoktu.
Yani Trabzonspor’un maç 1 hafta devam etse bile gol atabilecek hali yoktu.
Kısacası Galatasaray her geçen gün daha iyiye gideceği sinyallerini vermeye başladı.
Trabzonspor tribünlerinin tavrını hiç beğenmedim. Öyle gereksiz öfke gösterisi yaptılar ki az kalsın Milli takımızın göz bebeği olan ve benim de özel hayranlığım ve sevgimbulunan kaleci Tolga’yı kör edeceklerdi.
Trabzonspor seyircisini son yıllarda ülkede örnek görenlerdenim.
Umarım en kısa sürede tribünlerde yaptıkları medeni şovlarla yeniden gündeme gelirler .Ben bu çirkinlikleri yapanları da binlerce kişi arasında 50-100 kişi olarak görüyorum.
Trabzonspor’un bu maçtaki hatalarını görerek özellikle Avrupa için gerekli tedbirleri almasını umut ediyorum.




































































