Galatasaray’daki kazanma hırsı ve şampiyonluğa olan inancın ulaşılacak büyük başarıların da habercisi olduğunu söylersek yanılmış olmayız.
Öyle ki skor ne olursa olsun sahada varını yoğunu ortaya koyan futbolcular topluluğu seyri güzelleştiren oyunu ile her maça adeta 4-0 önde başlıyor. Üst üste yedikleri 2 gol sanki rakibe verilen bir avans…
Bir takımın başarısında yedek kulübesinin de oynayanlar kadar etkili olmasının büyük önemi var. Ama daha önemlisi bu kaliteli oyuncuları yedek beklerken dahi hazır tutabilmek.
İşte Fatih Terim’in muhteşem karizması ve oyuncularının üzerindeki etkisi ile adaletli forma dağıtması, oynayan veya oynamayan herkesin kendisini takımın önemli parçası olarak görmesine neden oluyor.
Buna bir de yine Fatih Hocanın kusursuz maç taktik anlayışı eklenince galibiyet çantada keklik oluyor.
Bugün Ebue’nin yokluğunda sahaya çıkan ve üzerinden yaşadığı uzun sakatlığın etkilerini atamayan Sabri’nin iki hatasından gelen gollerden sonra büyük risk alarak Ujfalusi’yi sağ beke kaydıran ve oyuna İspanyol Riera’yı alan Terim, daha da büyük cesaret göstererek Sercan ile forveti üçledi.
İşin doğrusu deplasmanda bu kadar zor şartlar altında oynayan bir takımın teknik direktörünün 2-2 ye bile rıza göstermesi beklenirken Terim, “Ya hep, ya hiç” diyerek oyuncularına olan güvenini gösterdi.
Sarı Kırmızılı oyuncular da hocalarının güvenini boşa çıkarmayarak ikinci 45 dakikaya 4 gol sığdırdı.
Elmander’in ligin ikinci devresine formsuz başlaması ve iki maçtır eski formundan uzak olması bile durduramadı Galatasaray’ı…
İlk geldiği haftalarda eleştirdiğimiz Selçuk ise Türkiye’nin yerinde en iyisi olduğunu haftalardır ispat etmeye devam ediyor. Selçuk maçın adamı oldu. Sadece attığı gollerle veya verdiği paslarla değil defansif manadaki performansı ile de büyüledi.
Emre Çolak geçenki yazımda söylediğim gibi artık oldu. Bundan sonra Emre artık takımın önemli bir parçası.
Baros’un golcülüğü de takdire şayan. Bunun yansı sıra çok eleştirdiğimiz Sercan bile gol atarak kendini buldu.
Kısacası Galatasaray’da tüm taşlar yerine oturmaya başladı. Bundan sonra tek sıkıntı Ebue’nin oynamayacağı maçlara kadar sağ bekte yaşanacak gibi. Sabri’nin bir an önce kendini bulmasını beklemekten başka çare görünmüyor.





































































Maç devre arasında bağlanmış öylemi?.:)).
Ulan, kıskançlıktan senin basiretin bağlanmış dişi deve...
Hem de ingiliz tohumundan..