Beyefendiliği ile tanıdığımız Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman kulübünün şike davası sonrasında yaşadığı zor günler nedeniyle bir hayli duygusallaştı. Hatta bu duygusallık o kadar ileri boyuta geçti ki artık çözümleri saha dışında arayan bir futbol adamı olmaya başladı.
Öyle ki kaybedilen her puanın ardından ajitasyon yaparak içinde bulundukları durumdan nemalanmaya çalışan, zavallı rolü oynayan bir teknik adam rolüne büründü.
Geçen hafta Orduspor karşısında varlık gösteremeyen takımını eleştirmek yerine maçtan sonra, “Dengeler değişti, ince ince yasemince” türünden martaval okuyan Aykut’un aslında açık bir itiraf içinde olduğunu gördük.
Bu ifadesiyle Aykut, kulüp başkanlarının bir sürü delilin ardından şike suçlamasıyla cezaevine konmasının ardından artık hakemlerin kendilerini tutmadığını mı ima etti? İbrenin başka takımlar lehine mi döndüğünü söylemeye çalıştı?.. Orasını bilmem ama dengelerin düne kadar kendilerinde olduğu itirafını açık biçimde yaptı.
Yani Aykut bir bakıma daha önceleri futbolu kendilerinin yönettiğini ama artık bu durumun değiştiğini söyledi.
Ellerindeki kozu kaybettiklerini, ama daha önce tüm gücün kendilerinde olduğunu açıkça itiraf etti.
Bir hafta sonrasında ise 75 dakika sahada Gaziantepspor karşısında varlık gösteremeyen takımınıın kazanmasında bir hakem faktörü olmasına değinmedi de Çevre ve Orman Bakanını eleştirdi.
Aykut Kocaman adeta kulüp başkanı gibi hareket ediyor.
Aziz Yıldırım’ın cezaevine girmesiyle Fenerbahçe’de ayaklar baş, başlar ayak oldu. Koca bir camia Aziz Yıldırım’ın yerinin asla dolmayacağına ve içlerinden başarılı bir başkan çıkmayacağına öylesine inanıyor ki, herkes kendi çapında sorumluluk alanına girmeyen konularda açıklama yapıyor.
Aykut’un görev alanı futbol ve idman sahasının dışına çok taştı.
Bakan ile muhatap oluyor, yanına kankası Rıdvan’ı alarak Sayın başbakana gidiyor.
Bu işleri yapacak bir yönetim kurulu üyesi yok mu Fenerbahçe’de?
Bakınız “İnce ince Yasemince” sözünün ardından hakem Kamil Abitoğlu, Gaziantepsporlu oyuncuya gösterdiği ikinci sarı karta hiç değinmiyor Aykut Kocaman.
Madem o kadar dürüstsün o kartın ardından iki defa aynı hareketi yapan Ziegler’e niye bir tane sarı kart çıkmadığına da değinip gönülleri fethet ya da sus ve işin olmayan işlere karışma.
Öyle kki Ziegler bir pozisyonda kendisini çalımlayan Gaziantepsporlu oyuncuyu hem de çok ciddi bir atak başlangıcında bileğine kasti biçimde vurarak düşürüyor.
Ardından bir pozisyonda daha aynısını yapıyor. O zaman Kerim Zengin’e verilen karta niye susuyor dürüstlük abidesi Aykut Kocaman?
Aykut aslında takımına ne kadar sahip olamadığını biliyor. Oyuncuları bile sık sık kulübeye bakarak taktik veriyor. Bir gün Emre, bir gün Volkan milyonların gözü önünde Aykut'a taktik dersi veriyor. Aykut başka işlere kafa yoracağına oyuncularına hakim olmayı denerse daha başarılı olabilir.
Aslında bu şike davasının ardından herkesin gerçek yüzünü de görmeye başladık.
Rıdvan Dilmen’in ne kadar taraflı, Aykut’un da yeri geldiğinde ne kadar spor dışı hareket edebildiğini gördük.
Benim özetle söylemek istediğim teknik adam ve sporcular konuşmalarında yetki alanları dışına çıkmamalıdır.
Aksi takdirde kamuoyu önünde var olan sevgi ve saygılarını kaybederler.
Maalesef Aykut kamuoyunda yarattığı tarafsızlık ve dürüstlük imajını hızla kaybetmektedir. Bu da Türk Futbolu’nun içinde bulunduğu kaosun uzaması halinde daha bir çok düzgün adamı daha bozacağının işaretidir.
Öyleyse ya TFF ya da UEFA artık gereğini yapıp kararı verip bu lige bir dur demelidir.
Kimsenin daha fazla sporseverin midesini bulandırmaya hakkı olmadığını düşünüyorum.





































































https://twitter.com/#!/cokoprens74/status/156416445444669440/photo/1
Bak kardeşim(!),
Sana son defa doğru dürüst yazmaya çalışacağım. Ama eğer adam gibi yazmayacaksan ben de daha değişik yazmasını bilirim.
Öncelikle yorumlarımı buraya yazıyorum ki ileride lazım olusa arşivden bulup çıkarırısın...
Sen istersen burada 117 nick name ile yaz. beni hiç enterese etmez. Çünkü o senin kişiliksizliğini gösterir sadece.
Çünkü insanların fikirleri isimlerini değiştirdiklerinde değişmez.:))..
Burada aldığı nickler ile milleti terbiye ettiğini sanan nanguslarla dolu. Halbuki kime ne söyleyeceksen aynı nick name ile söyleyebilirsin, yazabilirsin, fikirlerini savunabilirsin..
Ben,, eğer ortaya bir konu atarsan ve bazı iddialarda bulunursam bazı açıklamalarını da, nedenlerini de, niçinlerini de yazarım. Eğer birisi o konuda başka iddialar gündeme getirirse ona da cevabımı kendi mantık ölçülerimde veririm.
Ama, asla senin yaptığın gibi yapmam...
Kardeşim(!), Sami'yi gündeme ben getirmedim sen getirdin.
Dolayısı ile Sami kimdir, ne iş yapıyordur, ne yemiştir, ne içmiştir onları da bize sen açıklayacaksın, ben açıklamayacağım.
Açıkla ki bizde ne bildiğini bilelim. Cevağ verelim veya sessiz kalalım..
Sami, avrupada G.Saray'a maç bağlamış?..
Bu kadar mı yani?..
Hani Şenes Erzik desen anlayacağım. Avrupada bir çevresi var ve yoılların adamı falan filan..
Ulan, sami kim?
Ne iş yapar?..
Kimleri tanır?
Avrupadaki tanınırlığı nedir?
Federasyondaki görevi nedir?
Bana bunları anlat biliyorsan. Bilmiyorsan sus bari...
Duydun bir isim hemen yapıştın yeni gelin gibi...
Tutturdun bir Ahmet Çakal.
Ya senin hiç mi kafan çalışmıyor.
O adamın ne mal olduğunu cümle G.Saraylılar biliyor.
Hatırlıyor musun geçmişten bahsederken G.Saraydan başka hiç bir şey konuşmadığını.:))..
Peki geçmişte F.Bahçe nerde? Beşiktaş nerde?..
Bütün amacın bir şekilde G.Saray'ın da aslında kirli olduğunu gündeme getirmek olduğunu sen anlamasan da bizler biliyoruz..
G.Saray o kadar kirli ki ağızlarda sakız olan bir Malatya maçı var, bir Ankaragücü maçı var. Ve birde Arif'in malum penaltısı.:))..
Bu mudur yani..
Burada sözde futbolu iyi bilen (Kİ BENCE DE BİLİYOR) ama gözleri kör bir-kaç F.bahçeli bile burada 1996-2000 yıllarında şampiyon olan kadronun Liglerimizin en kuvvetli kadrosu olduğunu söylüyor, Emre Belezoğlu bile bunu itiraf ediyor, futboldan gerçekten çok iyi anlayan futbolseverler o takımın hakkını veriyor ama sen kalkıyorsun hala G.Sarayın özellikle de o yıllardaki kadrosu hakkında neler söylüyorsun.
Ya ben seninle neyi tartışayım artık.:))..
Demek Ulusoy sayesinde UEFA Şampiyonu oldu?.:)))..
Şaka falan mısın sen ya?.:))..