Şikede adı geçen Fenerbahçe ve Beşiktaş Kulüplerinin en üst düzeydeki yöneticileri kahve kültürü ile Galatasaray’a sataşmaktan geri kalmıyorlar. Aslında hedefleri açık. Kendi yarattıkları pislik ortamına sarı kırmızı renkleri de bulaştırmak istiyorlar.
Ama nedense bunu bir türlü başaramadılar. Tüm gayretleri nafile çabalar olarak kaldı. Galatasaray ailesinin 3 Temmuz’dan bu yana söylemlerinde en küçük bir sapma olmadı bu açıklamalara rağmen...
Aslında onların sürekli Galatasaray’a hakaret etmeleri ve gevelemelerinin nedeni Galatasaray’ın söylemlerinin önünü kesmek ve sizi de yakarız tehditleri savurmaktı.
Ancak attıkları taş daldaki kuşa değmiyor. Galatasaray yönetimi de bu ahlaksız tehditlere boyun eğmeden söylemlerinde 1 milimlik sapma yapmadan ilerliyor. Çünkü bir açıkları yok ve korkmuyorlar...
İlk olarak yıllar öncesi 8-0 kazanılan Ankaragücü maçı var. Bu maça en büyük göndermeyi Beşiktaş ve Kulüpler Birliğii’nin son derece başarısız ismi Yıldırım Demirören ve eski kovulan yöneticisi Celal Kolot yapıyor. "Şikeyi Galatasaray'dan öğrendik" diyor hazret... Aymazlığın daniskası. "Florya'da hangi sınıfta, derslikte eğitim aldın Galatasaraylılardan?" diye sormazlar mı adama? Ayrıca bu açıkça şike itirafı değil de nedir? Ya da dersinizi iyi çalışsaydınız da adam gibi şike nasıl yapılır öğreneydiniz o zaman. Bu kadar yeteneksiz olacağınızı nereden bilecekti sizi eğitenler?
İnanın gülmemek için kendimizi zor tutmaya başladık. Batmışlar kendilerini kurtaracaklarına yanlarına yandaş arıyorlar. Adeta okeye dördüncü arıyorlar. Birazcık fikir sahibi olsalar sadece kendilerini aklamaya çalışırlar. Böyle daha fazla çamura battıklarının farkında olurlar....
O yıl unuttukları tek bir şey var Beşiktaş 2 maçta Ankaragücü’ne tam 10 gol atmış. Deplasmanda da 6-0 lık bir galibiyet var. 6 Atmak normal ama 8 atmak ayıp!... Hatta Ankaragücü o sene lig sıralamasında ortalarda ve altlarda olan takımlardan kendi sahasında 6, 4, 7 gibi skorlarla mağlubiyetler yaşamış.
Ama son maç olunca zorlarına gitti. Demek ki Beşiktaş işi sıkı tutmuş ve haftalar önce Ankaragücü’ne iki maçta 10 çekerek tedbirli davranmış demek geliyor içimizden.
Aslında Beşiktaş’ı zorla şikenin içine sokan da yine Beşiktaş başkanının ta kendisi. Sebebini bilmediğimiz bir şekilde sıkı bir Fenerbahçe avukatlığı yapmak adına kendi camiası ile “Şike” söylemini yanyana kullanmakta ısrar ediyor Demirören…
Üstelik Genel Kurulda TFF Başkanı’nın istifasını isterken de; “TFF Yönetimi de Kulüpler Birliği Yönetimi olarak biz de istifalarımızı verelim ve yeniden seçime giderek güvenoyu alalım” demişti Demirören. Sonra TFF Yönetimi istifa ettiği halde kendi koltuğunu bırakmamıştı. Galatasaray’ın hatırlatması ise çok zoruna gitti.
Demirören’in ağzından çıkan ile gönlünden geçenler nedense hep farklı. Yazık ki özü sözü bir insanları artık Türk Futbolu’nun başında bulmak çok zorlaştı.
Bunu geçelim. Fenerbahçe’de yönetim kurulu üyeleri de Galatasaray’a laf sokma da sıraya girmişler. Önce bir söylediği diğerine uymayan Nihat Özdemir, ardından bu pilsiğin içinden nasıl çıkacağını kestiremeyen ve kafası karışık olan Ali Koç şimdi de Cihan Kamer…
Özellikle Cihan Kamer, Özdemir ve Koç’un Galatasaray’a tek bir damla pislik atamadığını görünce çıktı meydana ve o tarihi ve kendine yakışan açıklamayı yaptı.
“Cincon” dedi Galatasaray Kulübü’ne…
Ülkemizin ilk futbol takımını kuran ve ilim irfan yuvasına Cincon diyerek ne kadar kahve kültürü ile yetiştiğini de gösterdi Cihan Kamer.
Sıradan kahvede maç izleyen, hayatında futbol topunu yakından görmemiş insanların tabiriyle konuşmayı yeğliyor Cihan Kamer denen yüksek (!) şahsiyet.
Sadece lisesi ile Mekteb-i Sultaniye olmuş, daha sonra ülkemizin en güzide üniversitesi’ne de adını vermiş bir camiaya “Cincon” diyecek kadar aşağılık bir davranışı sergilemesi kendisine yakıştı.
Açıkça görülüyor ki Galatasaray’ı bu pisliğin içine çekemeyenlerin sinirleri çok bozulmuş. Öyle ki, artık hakaret etmeye başladılar. Ellerinde yeterince argüman olmaması nedeniyle böyle sözlü tacizde bulunanlara söyleyeceğimiz şu ki; “Kötü söz sahibine aittir”
O nedenle Cinconoğlu cinconsunuz…
LİG TV’YE BİR UYARI!...
Gazetecilik bu ülkede siyasetten sonra en çok eleştiri alan meslek ne yazık ki…
Gazetecilik yapanların her şeyden önce yeterli mesleki bilgiye sahip olmaları ve dilbilgisi kurallarına riayet etmeleri gerekiyor.
Lig TV’nin Aslantepe’de yeni Galatasaray Store Mağazası açılışında Galatasaray Eski başkanı Ali Tanrıyar’ı konuşturması güzeldi. Böylesine bir duayeni ekranda görmek Galatasaraylıları gururlandırıyor ama ismini yanlış yazmaları daha doğrusu ünvanını yanlış yazmaları anlaşılır gibi değil.
Sayın Tanrıyar’ın adının önünde , “Eski Galatasaray Başkanı!” ifadesi var.
Oysa doğrusu; “Galatasaray eski başkanı” olmalıydı. Bu basit bir imla kuralıdır. Örneğin; "Eski Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Merhum Turgut Özal" diyemezsiniz. "Türkiye Cumhuriyeti Eski Başbakanı veya Cumhurbaşkanı Merhum Turgut Özal" dersiniz.
Eskiyen Galatasaray değil, eskiyen makam sahibiydi oysa.
Bu hataları Lig TV gibi Türk Futbolu’nu en iyi takip eden yayın organına yakıştıramadım. Bundan önce de çok fazla bu türde hatalar gözlemledim. Umarız bu yanlışlarına bir son verirler.




































































