Aziz Yıldırım merakla beklenen savunmasını vermeye başladı. Daha bir hafta dolmadan savunmada en önemli dikkat çeken ayrıntılar;
1-) Aziz Yıldırım duygusal bir savunma hazırlayarak ajitasyon yapıyor
2-) Aziz Bey mahkeme salonunu maçların izlendiği ve değerlendirdiği bir dernek lokali haline getirme çabası içinde
3-) 25 milyon Fenerbahçeli’yi sokağa dökmedik diyerek üstü kapalı tehdit ediyor,
4-) Hedefi Galatasaray’ı da bu pis işlerin içinde göstererek; “Herkes yapıyor ne var bunda?” imajı vermek
5-) Atatürkçülük üzerinden mevcut iktidarı vurmaya kalkıyor….
Bana göre bugüne kadarki savunmalarına bakıldığında yandaşların aksine “Dağ fare doğurdu” diyebilirim.
Bir sürü görüntü kaydı ve tapelere ilişkin şu an için tek tek açıklaması yok Aziz beyin. Gerçi savcılıkta kendisine sorulan tüm sorulara cevap verdi ve bu cevaplar ışığında mahkeme, savcılığın iddianamesini kabul etti.
Şayet emniyet ve savcılıktaki ifadelerinin aynısını verecek ise işi zor. Yok farklı cevaplar verecek ise bu farklılığın nedenlerini de açıklamak zorunda kalacak.
Galatasaray'ı dilinden de düşürmüyor Aziz bey. Türk Telekom Arena nedeniyle devletin Galatasaray'a kıyak geçtiğini ve bu duruma sessiz kaldıklarını söylüyor...
Aziz bey doğru söylemiyor. Bu konuda bir çok beyanatı var Aziz beyin. Bu stadyumdan rahatsızlığını her ortamda dile getirdi. "Biz devlet kıyağı ile stad yapmadık" dediği onlarca yazılı ve görsel medyada haberleri çıktı.
Dedim ya yüce mahkeme tapelere cevap bekliyor kendisinden. Topuk yaylası Tesisleri için TFF'den aldığı ve kimsenin haberi olmadığı milyon dolarlar konusu gibi konulara cevap verip aklanmasını bekliyoruz Aziz beyin.
Aziz Yıldırım’ın savunmasının neredeyse yarısından fazlası Fenerbahçe Kulübü’nde yaptığı işleri anlatıyor. Ama zaten kimse ona Fenerbahçe başkanlığında kulübü adına yaptırdığı sosyal tesisler veya yetişen sporcular nedeniyle suçlama yapmadı.
İkincisi mahkeme salonunda bazı maçlar izlettiriyor Aziz Bey… Özellikle Galatasaray maçlarını… Gösterdiği maçlarda her nedense Beşiktaş’a ait tek maç yok. Bunu da geçelim. Stum Graz – Galatasaray maçının uzatmalarındaki görüntülerle Galatasaray’ı vurmak istiyor Aziz Bey.
O maçta 90 dakika bitmiş ve 3 dakika uzatma oynanırken her iki takıma da 1 puan yettiği için Stum Graz’lı oyuncular kendi aralarında top çeviriyor ve üzerlerine gelmeyen rakiplerine karşı Galatasaraylı oyuncular da kendi yarı sahasında beklemedeler. O dakikadan sonra yenilecek tek golün telafisi neredeyse imkansız. Bu nedenle iki takım oyuncuları da birbirlerine güvenmedikleri için atak yapmaktan kaçınıyor. Bu güvensizlik bile bir anlaşma olmadığının açık kanıtıdır. Burada esas sorgulanması gereken iki takımın rakiplerinin işlerini son dakikaya bırakmamalarıdır. İki takımda salak değil ve son saniyede kazaya uğramak istemiyor. Bundan doğal ne olabilir? Rakiplerin maçı bittiği haberi zaten son dakikalarda gelmiş. 90 dakika boyunca birbirlerini yiyen iki takım oyuncuları da tabiri caizse enayilik yapmamışlardır.
Şayet anlaşmalı bir maç olsaydı üst üste ataklar olur ve kale ağzında kaçan goller de izleyebilirdik. Hatta 90+1’de bir gol ve 90+3’de de beraberlik golü izleme imkanı bile oluşabilirdi. Burada futbolcuların o anki ruh haliyle hata yapma ve rakibin bu hatadan yararlanma korkusu ile hareket ettiği gayet açık.
Doğru veya yanlış ama buna şike demek aymazlıktan öte bir şeydir. Şike yapacak takımlar herhalde bu kadar açık davranmazlar. Sahadaki futbolculara da o anda yöneticiler de müdahele edemezler doğal olarak. Bu görüntüler futbolla direk ilgisi olmayan mahkeme heyetini şaşırtma taktiği olarak değerlendirilebilir.
Yani Aziz bey her nedense mahkeme salonunu maçların izlendiği Fenerbahçe Derneği veya bir halk kahvesine dönüştürme ve de Galatasaray’ı karalama niyetinde hareket ediyor. Ama o mahkemede karar verecek olanların hiçbiri futbol adamı olmadığı gibi ofsaytın dahi ne olduğunu bilemezler. Bu Aziz beyin hedef saptırması…
Aziz bey bir açıklamasında memleketi düşündükleri için 25 milyon Fenerbahçeli’yi sokağa dökmediklerini söylemiş. Bu ne demek? “Bana ceza verirseniz sokakları yakarız” manasına mı gelmektedir? Zaten son duruşmada taraftarlar arasında da bıçaklı kavga çıktığını gördük.
Aziz bey neden sürekli kulübünün gücünü kullanarak savunma yapmaktadır?
Son olarak da bu Atatürkçülük meselesi?
Fenerbahçe Kulübü siyasi bir parti değildir. İdeolojisi olmamalıdır. Atatürk’ü sevme hakkı da sadece Fenerbahçe Kulübü sevenlerinin hakkı hiç değildir.
Atatürk ulusumuzun bağrından kopmuş büyük bir devlet adamı, askeri deha ve örnek bir liderdir.
Onun üzerinden siyaset yapan partiler bile bugün iktidarın çok uzağında kalırken şike savunması içine Atatürk’ün ismini çekmek hiç doğru olmamıştır.
Atatürk her takım taraftarının Atatürk’ü dür.
Ama Aziz bey bu savunmasıyla Fenerbahçe Cumhuriyeti'nin Atası olma yolunda hızla ilerlemektedir.





































































Bu sitede devamlı surette küfür edebiyatı yapanların, tek amacı karşısındakine hakaret etmek olan kişilerin daima karşısında oldum. Zaman zaman da bu konuda engellendim.
Hepimiz biliyoruz ki bu sitede birileri herkesten daha çok söz hakkına sahip oluyor. Hele ki Fenerbahçeli ise.:))..
O kişiler özellikle G.Saraylı arkadaşlara fütursuzca saldırabiliyorlar. Ağızlarına geleni söyleyebiliyorlar. Kimse de onlara dur demiyor. Neredeyse her yazdıkları yayınlanıyor.
Şahsen benim anladığım şu ki bu sitede ben ve benim gibi olan (GALATASARAYLI, FENERBAHÇELİ HİÇ FARKETMEZ) arkadaşlar boşuna uğraşıyoruz. Bu çok belli oldu artık.
Demek ki bu siteye adam gibi yorum yazacak, düzgün bir şekilde tartışacak kişiler yerine dalga geçecek, alay edecek ve hakaret edecek üyeler lazım. MADEM ÖYLE BUNDAN SONRA BİZ DE GEREĞİNİ YAPACAĞIZ. Modaya uyacağız.:))..
Gerçi bunlar insanda artık yorum yazma isteği falan bırakmadılar ama EĞER YAZMAYA DEVAM EDERSEM ben de birilerinin yaptığı gibi onlarca yeni NİCK NAME ile boş vakitlerimi değerlendireceğim. Bakalım abuk-subuk nick nameler ile yorumlar yazmak nasıl oluyor.:))..
Kimse kusura bakmasın. Çünkü baştan ilan ediyorum ne yapacağımı. Çünkü amaç belli, hedef belli.....
Yani ileride ben de sporsever'in laplacivert'e yaptığı gibi kendi kendime aferim çekebilirim.:))..
Tüm eş, dost ve arkadaşlarıma, G.Saray ve G.Saraylı düşmanlarına duyuruyorum. Saygılarımla!.:))..