Galatasaray kan kaybediyor ve bu kan kaybına 'dur diyecek' kimsede ufukta görünmüyor. Sayın Cemal Özgerköy diyor ki ' Hiçbir kurumda 6 tane genel müdür yardımcısını görevden alıp o kurumun genel müdürünü görevde tutamazsınız'. Bu son zamanlarda Galatasaray için söylenmiş en doğru söz. Sen 6 tane teknik direktör değiştireceksin, transfer ettiğin futbolcuları 'yok uyum sağlayamadı, yok gitmek istedi' diye teker teker elden çıkaracaksın, tüm bunlara rağmen Galatasaray'a tarihinin en kötü günlerini yaşatacaksın; sonrada hala o görevde kalacaksın. Bu ancak dünyada bir tek Türkiye'de olur zaten.
Herkes merak ediyor: 'Niye Adnan Sezgin görevde?' diye. Bunun cevabı ise gayet basit. Birincisi; Sayın Polat ve yönetim kurulunda ki hiç kimse futboldan zerre kadar anlamıyor. Anlayan bir tek kişi Sezgin ( Onun da futboldan ne kadar anladığı belli zaten). Polat'ta kimseye güvenemediği ve kimse de Sezgin kadar Polat'ın dümen suyuna giremeyeceği için; Sezgin'i bırakmıyor; bırakamıyor. İkincisi ise; Sezgin Galatasaray'ın bir nevi CEO sudur. Dolayısı ile kulüpte olan biten her şeyden haberdar olup Polat'a sürekli rapor vermektedir. Sezgin giderse Polat bu kadar her şeyden haberi olabilir mi?
Galatasaray gibi bir takımın yönetim kurulunda alınan kararlar uygulamaya konulmuyor. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Bu her şeyden önce hukuki bir suçtur. Koskoca Galatasaray yönetiminde bir Haldun Üstünel bir de gecikmelide olsa Cemal Özgörkey 'bu anlayışla gitmez' diyerek istifa ettiler. Galatasaray Yönetim kurulunda Anayasa profesörü gibi, eski Bakan gibi bir çok önemli kişi olmasına rağmen ; her ne hikmetse bu kişiler susuyor.
Bu yönetim; bir kurumda yapılmaması gereken ne varsa yaptı. Galatasaray Basketbolda neredeyse küme düşüyordu; fakat Sayın Polat ne yaptı? Bu skandaldan sonra yönetim kurulundan istifa eden Basketbol şube sorumlusu olan yöneticisini önce kendisinin baş danışmanı yaptı sonra da bir daha ki seçimlerde tekrar yönetim kuruluna aldı. Galatasaray'ın etik değerleri bu kadar ucuz mu? Maalesef bu yönetim Galatasaray'ın etik değerlerini ayaklar altına alıyor ve almaya da devam ediyor. Her devrin muhalefeti Taner Aşkın bile susuyor. Herhalde yönetim kurulu üyeliği kendisine tatlı geldi. Teknik direktörlerden Tüm teknik direktörler Kali,Skibe,Bülent Korkmaz,Cevat Güler,Rijkaard ve Hagi ile birlikte Lincoln,Elano,Misimowic,Meira, Keita, Dos Santos gibi oyuncular suçlu ama bunların başındakiler suçsuz. Şaka gibi değil mi? Bir Galatasaray'lı olarak bu durumdan hicap duyuyorum.
Polat ve ekibi stadı açarak tarihe geçmek istiyorlar. Ama o stat açılışına 10.000 kişi gelirse o zaman Polat ve yönetimi gerçekten tarihe geçerler !
Bugün Gazetelerde ' Artık Galatasaray gelecek vaad eden futbolculara yöneleceğini' okudum. Yani Romanya'dan ve eski doğu bloku ülkelerinden gelecek vaad eden futbolcular Galatasaray'a tranfer edilecekmiş ve Galatasaray böyle başarıyı yakalayacakmış! Bunun dünyada hiçbir örneği yoktur. Sadece alt yapıdan yetiştirdiklerinle veya Avrupa'dan ucuz futbolcu getirmekle başarıyı yakalamak mümkün değildir. Başarıyı yakalayan takımların hepsi bu işi karma yaparak çözerler. Dünyada en iyi alt yapıya sahip takım Ajax tır. Onlar bile her sene A takımına sadece 2 futbolcu verince; muhteşem diyorlar. Ayrıca Barcelona,Real Madrid, Manchester, Liverpool gibi her yerde yüzlerce futbol simsarını bünyesinde bulunduran takımlar o Messi'leri çıkartamayacak, sen alt yapıya bir Hollanda'lı aldım diye her sene 2-3 futbolcu çıkaracağını düşüneceksin veya bu Messi'leri dışarıdan ucuz fiyata alacağını düşüneceksin. Kimse alt yapıya önem verilmemesi gerektiğini söylediğimi düşünmesin. Tabii ki alt yapıayada önem verilecek, tabii ki ucuz gelecek vaad eden futbolcu arayışlarına da girilecek. Benim söylemek istediğim sadece bunları yapmakla başarı gelmez. Eğer bir şeyler yaparak başarısız olmuşsan, aynı şeyleri deneyerek başarıyı yakalayamazsın.
Sayın Rahmetli Canaydın; Fatih Terim döneminde bu işi denedi ve alınan futbolcuların hiç birinden faydalanılamadı. Bu futbolcuların borç yükü Galatasaray'ı bu kadar borca soktu. Aynı şeyi sayın Mehmet Cansun'da yaptı. Jardel'i gönderip Portekiz'den gelecek vaad ediyor diye 3 futbolcu aldı. Bu üç futbolcu Galatasaray'da hem tek bir maç bile oynamadılar hem de alacaklarını alamadıkları için Galatasaray Fifa'lık oldu. Yine gelecek vaad ediyor diye alınan Carusca'lar, Petre'ler,Bratu'lar sadece ceplerini doldurdular ve gittiler.
Futbol bir Show dur ve özellikle ülkemizde başarıya endekslidir. Başarıyı yakalamak için 10 sene öncesine bakmak yeterlidir. Galatasaray; Emre,Okan ve Suat gibi Galatasaray alt yapısından yetişen; Arif, Hakan Ünsal ve Hakan Şükür gibi Galatasaray'a 19-20 yaşlarında transfer olan futbolcular ile birlikte Hagi,Popescu ve Tafarel ile başarıyı yakaladı. Ama maalesef bu yönetim hala transferlerde ' ne çıkarsa bahtıma' diyor.
Biz istediğimiz kadar yazalım, bu yönetimin hiçbir şey umurunda değil. Herkes kendisini kurtarma peşinde.
Ben hala gerçek Galatasaray'lıların bu gidişe dur diyeceklerinden umudumu kaybetmedim.
Sevgiyle kalın




































































