Sayın Başkan Polat Galatasaray taraftarlarını çıldırtmak için elinden geleni yapıyor. Kalli olmadı yerine Skibe gelsin, Skibe olmadı yerine Korkmaz gelsin yok o da olmadı Rijkaard gelsin, yok ya Rijkaard'da başarılı olmadı onun yerine Hagi gelsin. Şimdi Hagi gitsin yerine Abdullah Avcı, Ertuğrul Sağlam veya Tolunay Kafkas gelsin.
Şu Galatasaray yönetiminin Galatasaray'ı düşürdüğü duruma bakın. Şu yukarıda saydığım teknik direktörleri hiç düşünmeden getirirsen; sonra sen bile ne yaptığını anlayamazsın. Önce 10 sene önce Teknik Direktörlüğü bırakan, kalbinde sorunu olan Kalli'yi getireceksin, sonra onu gönderip Almanya'nın sıradan teknik direktörlerinden birini getireceksin, sonra o da olmadı deyip bu sefer kariyer açısından Skibe'nin yarısı bile etmeyen Bülent Korkmaz'ı getirip onun teknik direktörlük kariyerine son vereceksin, sonra gerçekten dünyanın sayılı teknik direktörlerinden birini getirip sonra gönderecek ve onun yerine de teknik direktörlük konusunda hiçbir başarısı olmayan Hagi'yi getireceksin. Bir yönetim ancak bu kadar tutarsız olabilir. Tabii ki bu yönetimin yaptığı her şey bu tutarsızlığın sonucunda başarısız olur. Bu kendi holdinginin başına daha üniversiteyi yeni bitirmiş genç birini getirmeye benzer. Polat Galatasaray'ı yönetmede ki hatalarını kendi Holdingin'de yapsa, babası İbrahim Polat herhalde işten el çektirdirdi.
Şimdide Abdullah Avcı,Tolunay Kafkas veya Ertuğrul Sağlam gündemdeymiş! Polat Galatasaray'ı deneme tahtasına çevirdi. Bu 3 Teknik Direktör'de Türkiye'nin önemli teknik direktörleri arasındadırlar. Fakat Galatasaray'ı çalıştırmak için başka meziyetler gereklidir. Ertuğrul Sağlam Beşiktaş'tan gönderildi gitti Bursa'yı şampiyon yaptı. Acaba Ertuğrul Sağlam Beşiktaş'ta kalsa idi başarılı olabilir miydi? Bence kesinlikle hayır. Çünkü bu takımları çalıştırmak için bir kişinin normal teknik direktörden daha fazlasının olması gerekir. Önce sinirlerinin demir gibi olması gerekir, basında çıkan gerçek dışı haberlere inanmaması gerekir, basın ile ilişkilerini hep belli bir düzeyde tutması gerekir, takımında oynayan kariyerli futbolcuların kariyerinin altında ezilmemesi gerekir, takımda disiplini sağlaması gerekir, kariyerli futbolcuları kaybetme yerine kazanma yoluna gitmesi gerekir, kendinden çok takımı düşünmesi ve bunun içinde alt yapıya önem vermesi gerekir, duygusallıktan çok mantığı ile hareket etmesi gerekir, kariyerinde şampiyonluklar kazanmış olması gerekir, pisikoloji formasyonunun olması gerekir, özellikle Türkiye'de motivasyonu çok güçlü olması gerekir,taktik yerine sistem teknik direktörü olması gerekir,. Yani kısacası gerekir de gerekir.
Tabii ki Galatasaray'ın sorunu sadece yukarıda yazdığım vazıflarda ki bir teknik direktör bulmakla da bitmiyor. Böyle bir teknik direktörü hem yönetecek hem de onun sistemine uygun futbolcuları alabilecek öncelikle bir yönetim ve başkan gerekli Galatasaray'a. Helvacı bugünkü ropörtajın da ne güzel de demiş : ' Rijkaard'ı aldık ama adamın istediği oyuncuları alamadık' diye! Sen Rijkaard'ı getireceksin ama istediği futbolcuları almayacaksın; Hagi'yi getireceksin ama Hagi'nin istediği futbolcuları alacaksın; sonrada çıkıp ' en iyi anladığım iş futbol ama ondada başarısız olduk' diyeceksin. Sayın Polat futboldan çok iyi anladığını düşünüyorsa; Galatasaray'ın vay haline.
Galatasaray'ın elinde seneyi ve daha sonra ki seneleri kurtarmak için önünde 2 seçenek var. Bunlardan biri ve en önemlisi Fatih Terim, bir diğeri de çok kariyerli Lippi tipinde bir teknik direktör. Eğer Fatih Terim seçilecekse Florya'nın anahtarını vermen gerekir. Yok eğer Lippi seçilecekse; o zamanda önemli kariyerli futbolcuları Galatasaray'a getirmek gerekir. Tabii ki bu da çok kolay bir konu değil. Çünkü Galatasaray seneye Avrupa kupalarında mücadele etmeyeceği için kariyerli futbolcuların öncelikli hedefi hiçbir zaman Galatasaray olmayacaktır.
Galatasaray'lı taraftarların isyanı esasında bu seneki başarısızlıkla ilgili değildir. Galatasaray'lı taraftarlar Galatasaray'ın geleceğini çok karamsar olarak görüyorlar. Çünkü tüm taraftarlar biliyor ki; Pinolar, Culio'lar ve Stancu'lar ile özlenen başarıların hiçbir zaman gelmeyeceğini. Ve taraftarlar biliyorlar ki bu futbolcuların kolay kolay gönderilemeyeceğini. O yüzden taraftarlar arasında ki genel kanı ' bu takıma Mourinho bile gelse özlenen başarılar gelmez' yönündedir. Dolayısı ile takımın bir an önce revizyona girmesi gerekir.
Bir takımın sil baştan yapılması içinde vizyon sahibi bir yönetimin ve teknik direktörün olması gerekir.
Sevgiyle kalın.
BU YAZIYI FACEBOOK'TA YORUMLAMAK İSTERSENİZ TIKLAYINIZ...




































































