Galatasaray'ın bu hallere düşme ihtimalini bana bundan bir sene önce sorsanız; 'kafanıza bir meteor düşme ihtimalinden daha az derdim'
Galatasaray kongresi bana göre çok örnek bir karar vererek; Adnan Polat ve yönetimini mali açıdan ibra etti fakat idari açıdan ibra etmedi. Buraya kadar her şey güzeldi. Fakaaat Genel Kurulda bir Galatasaray başkanına yapılanları asla tasvip etmem mümkün değildir. Çünkü bizim bildiğimiz Galatasaray bu değildir.
Bizler; yani medya işimiz gereği herkesi eleştirebiliriz. Bu eleştiriler belden aşağı olmadığı müddetçe bir sorun yoktur. Fakat Galatasaray kongre üyelerinin; Galatasaray'ın ağır abilerinin ve hele hele Galatasaray'da başkanlık yapmış kişiler bir Galatasaray başkanını medya önünde eleştiremezler. Galatasaray Başkanının eleştirileceği yer Galatasaray Kongresi ve Divanıdır. Hele bazı Galatasaray kongre üyelerinin Genel kurulda Galatasaray başkanını istifaya çağırması affedilemez. Orası stadyum değildir, orası seçkin kişilerin bulunduğu ve Galatasaray'ın kalbi olan yerdir.
Galatasaray'ın etik değerleri her şeyin önündedir. Şampiyonluklar gelip geçicidir; bu sene şampiyon olmazsınız seneye olursunuz ve kimse geçen seneki başarısızlıkları konuşmaz. Fakat kendi etik değerlerinizi, sizi Galatasaray yapan, sizi diğerlerinden farklı kılan değerlerinizi yok sayarsanız, bunun onarımını senelerce yapamazsınız.
Ey Galatasaray kongre üyeleri; kendinize gelin. Sizler 500 yıllık bir tarihin kongre üyelerisiniz; sizler aynı zamanda Türkiye'de hep ilkleri başarmış bir klubün mensuplarısınız, sizler Dünya sıralamasında zirveye çıkmış bir takımın taraftarlarısınız; bu işler size hiç yakışıyor mu?
Galatasaray'da kalıcı başarıların olması için iç huzurun ve barışın sağlanması şarttır. İç huzur ve barış sağlanamadığı takdirde; değil Galatasaray'ın hiçbir takımın başarılı olma şansı yoktur.
Galatasaray' kongre üyelerinin seçeceği yeni yönetimin yapacağı en önemli icraat; iç huzuru ve barışı sağlamak olmalıdır. Fakat maalesef son zamanlarda duyduklarım ve yapılanlar iç huzuru ve barışı sağlamaktan çok uzak olmaktadır.
Galatasaray'da Ünal Aysal şu anda görünen en güçlü başkan adaylarından biridir. Fakat Sayın Aysal'ın yönetim kuruluna almayı düşündüğü iki isim beni düşündürüyor. Birincisi Ali Dürüst; ikincisi ise Adnan Öztürk. Bu iki isim çok değerli isimler ve Galatasaray camiasında da çok tanıdık isimlerdir. Bunlara hiçbir itirazım yok. Hatta Ali Dürüst Galatasaray'ın önemli başarılarında bulunmuş ve başrol oynamış bir isim. Adnan Öztürk ise son dönem seçimlerde başkanlık yarışında Adnan Polat'a karşı çok az bir oyla kaybetmiş birisi. Bir ipte iki cambaz oynamaz hele üç cambaz hiç oynamaz. Bu iki isim arasında mevki kavgası olacağından hiç şüphem yok. Çünkü böyle kişiler, yani önceden 2. başkanlık yapmış veya başkanlık için seçime girmiş olanlar, Galatasaray'ın başkanı olarak hareket etmek isterler. Bu bir genel müdürün daha sonra aynı firmada satış müdürü veya personel müdürü olarak çalışmasına benzer.
Galatasaray'a; eski başkanların, başkan adaylarının veya eski 2. başkanların tekrar yönetimde görev almaları Galatasaray'a faydadan çok zarar getirir düşüncesindeyim. Bunu Galatasaray Alp Yalman ile yaşamıştı. Hatırlanacağı gibi Alp Yalman ilk dönem Özghan Canaydın'ın listesindeydi. Fakat daha 2 ay geçmeden ayrıldı veya istifa etti. Bu tabii ki basında hiç yankı bulmadı, çünkü Alp Yalman ve rahmetli Özhan Canaydın bu olayı çok sessiz hallettiler. Böyle durumlar eşyanın tabiatına aykırıdır.
Ünal Aysal diyor ki ' Galatasaray'ı profesyoneller yönetmesi lazım' Bende böyle düşünüyorum. Fakat Galatasaray'ın bir spor kulübü olduğu ve tarihinde hep başkanlık sistemi ile yönetildiği unutulmamalıdır. Galatasaray önce her zaman söylediğim gibi iç barışı hem camiada hem de futbol takımında sağlamak zorundadır. Futbol takımında iç barışı sağlayacak tek kişi şu an itibarı ile Abdürrahim Albayraktır. Sayın Albayrak gerek sempatik tavırlarıyla, gerek futbolcularla iletişimi ile, gerek futbolcu- yönetim arasında ki köprü ile, gerek o heyecanı ile, gerek kendi şahsi imkanları ile bu işin için biçilmiş kaftandır. Lucescu döneminde ki başarının baş mimarlarından biride Sayın Albayraktır. Tabii ki birde Haldun Üstünel'i unutmamak gerekir. Haldun Üstünel gerek Galatasaraylılığı ile gerek kazanmış olduğu tecrübe ile Galatasaray'a çok şey katacağını düşünüyorum.
Ünal Aysal'ın yapması gereken en önemli işlerden biriside hiç kimsenin baskısı olmadan kendi yönetim listesini yapmaktır.
Sevgiyle kalın
BU YAZIYI FACEBOOK'TA YORUMLAMAK İSTERSENİZ TIKLAYINIZ...




































































