Türkiye Futbol Federasyonu kamu oyunun aylardır beklediği kararı veremedi ve tüm olayları büyük sorunlar ile birlikte ileriye erteledi.
Esasında başta Fenerbahçe kulübü olmak üzere adı geçen diğer kulüpler bu karara çok sevindiler. Tabii ki sadece kulüpler değil takım spor yazarları ve taraftarlarda bu 'her şeyi erteleme kararını' maalesef çok olumlu buldular ve desteklediler. Buna 'maalesef' diyorum çünkü 'bu her şeyi erteleme kararı' başta Fenerbahçe olmak üzere adı geçen diğer kulüpleri tam manasıyla ' zan altında' bırakmıştır.
TFF başkanı sayın Aydınlar, elimizde ki belgelere göre ' şike ve teşvik primi bulgularına rastlanmamıştır' diyememiştir. Federasyon şike ve teşvik primi kapsamında tutuklanan kişileri 'tedbirli' tutuklanmayan fakat ifadeye çağrılan hemen hemen herkesi de 'tedbirsiz' olarak PFDK ya yollamıştır. Eğer elinizde ki belgelere göre ' şike ve teşvik primi idaalarını yetersiz buluyorsanız' niye bu kişiler PFDK'ya sevk ediliyor?
TFF bir Mahkeme değildir, bir özerk federasyondur. Fifa'nın 'şike ve teşvik primi' konusunda talimatları çok açıktır: 'En ufak bir şüphe duyuyorsan gereğini yapmalısın'. Fakat maalesef Mehmet Ali Aydınlar'ın açıklamaları; TFF nun bir özerk kuruluştan çok mahkeme olmasına dayanmaktadır. Nedir bu dayanak? Efendim Gizlilik esasına göre adı geçen kulüplerin savunmasını almak zorundaymışlar! Bu tam bir sorumluluktan kaçma metodudur. Gizlilik esası 1 ay önce yok muydu? O zaman niye boş yere ligleri ertelediniz.? Niye Etik Kurulu aylarca bilmem kaç klasör dosyayı inceledi? Başlangıçta çıkıp derdiniz ki ' ligler şu anda olduğu yerden devam edecek ve biz şike ve teşvik primi konusunda bir karara varsak bile bu kararı adı geçen kulüplerin savunmalarını almadan uygulayamayız' O zaman bu cesaretli bir karar olurdu.
Fakat sizlet onlarca klasör dosyayı inceledikten sonra böyle bir erteleme kararını gündeme getirirseniz; herkes size şüphe ile bakar ve bu şüphelerinde de yerden göğe kadar haklıdırlar. Ben sade bir vatandaş olarak ne düşünürüm: ' Eğer gerçekten Hiçbir şey yoksa TFF kararını açıklardı; demek ki bir şeyler var ki bunu sonraya erteleyerek sorumluluktan kaçıyorlar. Şimdi ben nereden bileceğim bu Federasyon başkanının karar verme sürecinde bir mazeret gösterip ' aman her şey benim üstüme yıkılmadan' diyerek istifa etmeyeceğini.
Adı geçen kulüpleri artık çok daha zorlu bir süreç bekliyor. Yukarıda söylediğim gibi bu erteleme kararı ile Federasyon adı geçen kulüpleri zan altında bırakarak kendi haklarını koruyamaz duruma itmiştir. Federasyon şu anda bu adı geçen kulüpler üzerinde ' demokrasinin kılıcı' olarak durmaktadır. Göreceksiniz bu kulüplerin bu sene hakları sonuna kadar yense bile; hiçbiri çıtını çıkaramayacak. Bu kulüpler bu sene sessiz kalmaya mahkumdurlar. Çünkü en ufak bir 'ses çıkartmada' hemen federasyon bu kulüplere 'sen sus otur aşağı' diyecektir.
Federasyonun bu kulüpleri zan altında bırakması diğer rakip takım taraftarları tarafından 'şikeci ve teşvikçi' yaftasının bu kulüplere yapıştırılması, bu kulüplere her türlü tahminden çok daha büyük zarar verecek ve bu kulüplerin her türlü başarısı kamu oyu tarafından bu alınlarına sürülen yafta ile değerlendirilecektir.
Sevgiyle kalın





































































Savunma ve tahkim-itiraz süreci içinde ligler 2-3 hafta daha ertelenebilirdi ama yapmadılar,çünkü iyi niyetli değiller,Fb i düşürmemek ve zamandan kaznıp işi sulandırmak en büyük çabaları.aziz efendi bizans oyunlarıyla fenersyonu kurdu,dikkat edin en önemli ayrıntı hakemciklerin notunu verecek gözlemciler kurulunun başında eski fb menaceri kemal dinçer efendi devam etti,mhk nın değişmesine rağmen.
Fb taraftarına nacizane önerim aziz efendinin yolunu bırakın,sporda dürüstlük ve fair playi deneyin bir defada kesinlikle daha iyi olur.