Türk Futbolunu kimler yönetiyormuş da haberimiz yokmuş. TFF federasyonu bir yasa tasarısı hazırlıyor, bunu kulüplere ve daha sonra da meclise gönderiyor ve hatta bu yasa tasarısının çıkması için kulis yapıyor; sonra da bir bakıyorsunuz ki; hiçbir kulüp başkanı ve yöneticisi meclise kendi onayı ve imzası ile verdiği yasa tasarısını hiç okumamış. Fıkra gibi. Durun bakalım daha başımıza neler gelecek.
Hani ilk okul talebeleri vardır ya: dersini hiç çalışmaz ama hoca derse kaldırınca 'dersimi çalıştım ama şimdi unuttum' derler ya; işte İlhan Cavcav'ın açıklamaları da buna benziyor; 'Yasayı biz çıkartmak istedik ama maalesef çıkartmak için uğraş verdiğimiz yasayı okumamışız' Özürü kabahatinden büyük derler ya, işte bu da öyle bir şey.
Sayın Demirören diyor ki ' Bu yasa değişikliği talebimizi lütfen tek bir kulübe bağlamayın' Söylediğinde maalesef çok haklı sayın Demirören. Çünkü bu yasa bu haliyle kalırsa; sadece Fenerbajçe değil, Beşiktaş,Trabzon,İstanbulspor, Mersin,, Sivas ile birlikte bir çok kulüp daha okka altına gidecek.
Galatasaray haricinde ki kulüpler diyor ki ' Şike veya teşvik primi olaylarında Kulüpler ile kişileri ayırmamız lazım. Yani kim şike ve teşvik olaylarına karışmışsa onlar ceza alsın ama bu şike ve teşvik olaylarından kendilerine avantaj sağlayan kulüplere hiçbir ceza verilmesin. Yani bir başka deyişle diyorlar ki ' Her kulüp kimsenin tanımadığı 2-3 kişiyi bünyesine alsın, bunların işi şike ve teşvik konularında kulüplere avantaj sağlamak olsun sonrada bunlar yakalanırsa sadece bu şikeciler ceza görsün ama kulüplere bir şey olmasın' Yani hırsızı yakalayın ve cezalandırın ama hırsızın çaldığı mallar hırsızın evinde kalsın İşte Türk futbolunun durumu bu. Böyle düşünen yöneticiler çıkıp diyorlar ki' Bizler bilmem kaç sene Türk futbolunun içindeyiz, Türk futbolunun gelişmesi için çabalıyoruz' Eksik olsun sizlerin Türk futboluna verdiği emekler. Tabii sadece buda değil Sayın Türk futbolunu yönetenlerin talepleri. Şike ve Teşvik yapan kişilere verilecek cezaları da çok ağır buluyorlarmış! Yani 'Canım arada sırada böyle işler yapılır, çok kafaya takmamak lazım yapsak ta 3-5 ay ceza alalım, onuda iyi halden falan yırtarız' düşünüyorlar. Yahu kardeşim sen eğer dürüst bir yöneticiysen, bu işlere girmek aklının ucundan bile geçmiyorsa; Neden Ceza almaktan dan korkuyorsun?
TFF; 'Kanun ve Yönetmelikler uygulansın' diyen Galatasaray'ı düşman ilan ediyor ve Türk halkına şikayet ediyor. Peki şimdi Galatasaray'ın birazcık söylediklerine ve hepsinin nasıl çıktığına bakalım. Galatasaray önce dedi ki ' Gidin Savcılıktan bu konuda ki belgeleri talep edin' ve bu konuda uyardı 'Devletin hiçbir kanunu devletin diğer bir biriminin çalışmasını engelleyemez ve belge ve bilgileri Savcılıktan istemek bir rica değil; Anayasal bir haktır' TFF buna karşılık 'İstedik ama vermediler' dedi. Sonuçta TFF' nun söylemlerinden bir hafta sonra Savcılık bilgi ve belgeleri TFF na gönderdi. Galatasaray dedi ki ' Bu işleri halletmeden ligler başlamasın ve ertelensin' TFF yine Galatasaray'ı hedef alan açıklamalar yaptı. Sonuçta ligleri ertelediler. TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar dedi ki ' Bazı maçlarda yüksek şike şüphesi var fakat savunma almak lazım' Galatasaray yine bu söze karşı dedi ki ' Kanun ve Yönetmelikleri uygulayın, eğer elinizde ki belgelere göre karar alamazsanız başkaları sizin yerinize karar alır ve biz kendimizi yönetemez isek başkaları bizi yönetir' Sonuçta ne oldu;UEFA bizim yerimize karar aldı ve bizi yönetti.
Galatasaray kim ne derse desin 17 takım arasında ki tek bir duruş sergileyen ve bu duruştan asla taviz vermeyen tek takımdır.
Bana gelen bir çok mailde Sevgili Fenerbahçeli taraftarlar diyorlar ki ' Başta Galatasaray yazarlarının çoğu olmak üzere Galatasaray kulübü düşmanlık yapıyor' Galatasaray Kulübü ve yazarlar 'Kanun ve Yönetmelikler uygulansın; kim suçlu ise cezasını çeksin' diyor. Ne zamandan beri Kanun ve Yönetmelikler uygulansın diyenlere ' Hemen Fenerbahçe düşmanlığı yapılıyor' deniliyor. Fakat bu düşmanlık lafı maalesef Fenerbahçe yöetiminin ağzında son senelerde düşürmediği bir laftır. Hakem hata yapar, Fenerbahçe düşmanı olur, Bir yazar Fenerbahçe alehine bir yazı yazar, Fenerbahçe düşmanı olur; Birisi 'Kanun ve Yönetmelikler uygulansın' der, Fenerbahçe düşmanı olur; Disiplin Kurulu Fenerbahçe'ye ceza verir, Fenerbahçe düşmanı olur; Tahkim bu cezayı indirir ama yine de Fenerbahçe düşmanlığı yapar; TFF nun Fenerbahçeli başkanı Fenerbahçe lehine bir sürü karar çıkartmak ister, Fenerbahçe düşmanı olur; Fenerbahçe yönetiminin yaptıklarına itiraz eden ve bu konuda eleştiren kongre üyeleri (Bilal Kutlualp, Saadettin Saran, Aziz Yılmaz) Fenerbahçe düşmanı olur ve son olarak ta bu devletin kurumlarına ve bu kurumun başındakilerin vermiş olduğu beyanatlara göre karar veren UEFA ve onun başkanı Platini Fenerbahçe düşmanıdır. Peki kimse düşünüyor mu; bu kurumların Fenerbahçe karşı olmasının bu kurumlara getirdiği avantaj nedir.? Kimse kızmasın ama Platini'ye birisi sorsa 'Şampiyonlar ligine Fenerbahçe'nin mi gelmesi yoksa Trabzonspor'un mu gelmesi UEFA için bir avantajdır' diye; bakalım Platini bu soruya ne cevap verir?
Kimse kimseye düşmanlık yapmıyor. Herkes sadece kendi fikrini ve düşüncesini söylüyor.
Sevgiyle Kalın




































































