Galatasaray gün geçtikçe daha çok toparlanıyor ve oyuncular birbirlerine daha çok alışıyorlar. Tabii ki bunun ile birlikte Galatasaray'ı tenkit etmeyi alışkanlık haline getirmiş bazı kişilerde daha çok Galatasaray'a saldırıyorlar.
Galatasaray'a ister yabancı ister yerli, kim gelirse gelsin eleştirilmekten nasibini her zaman alıyor. Daha iki hata yaptı diye dünyanın en iyi kalecileri arasında gösterilen Muslera'yı ' Muslera Galatasaray'ı yıkmak için gelmiş' diye eleştirildi. Bir kalecinin iyi olup olmadığına yaptığı kurtarışlar veya yediği hatalı goller ile karar veren bir milletiz biz işte. Bir kalecinin defansı organize etmesi, yer tutuşu, oyunu okuması ve topu oyuna sokması, yaptığı degaj, ceza sahasına hakimiyeti ve defansa verdiği güven bizler için hiç önemli değildir nedense... Acaba hiç kimse şu dün oynanan maçta Anakaragücü futbolcuların Galatasaray kalesine vurduğu her top neden Muslera'nın kucağına geldiğini hiç düşündü mü? Çünkü Muslera'nın uyuna konsantrasyonu ve yer tutuşu mükemmel de ondan.
Galatasaray'ın 2-3 hafta sonra özellikle ilk golü attıktan ve rakip takımın Galatasaray'ın üstüne gelmeye başladıktan sonra; Galatasaray maçlarını en az 3 farklı kazanacağını düşünüyorum. Çünkü inanılmaz çabuk kontratağa çıkıyorlar. Tabii ki bu konuda da Engin'in hakkını teslim etmek lazım. Engin Galatasaray'a transfer olunca bir çok kişi 'burun kıvırmıştı' Fakat Engin kendi hakkında ki olumsuz düşünceleri son 2 maçta oynadığı oyun ile sildi attı. Eğer Engin böyle devam ederse Galatasaray ve Türk futbolu çok önemli bir oyun kurucu kazanmış olur.
Reyes ve Forlan'ı beklerken Uflaruji'nin transferi Galatasaray taraftarlarında hayal kırıklığı yaratmıştı. Her geçen gün Uflaruji'nin performansı büyülüyor. Uflaruji'nin mücadele gücü, her maçta sıfır hata ile oynaması, oyunu okuması, defansı organize etmesi ve kademe anlayışı tek kelime ile mükemmel.
Tüm bu futbolcuların yanında her zaman olduğu gibi Melo,Selçuk ve Kazım dün gece öne çıkan isimlerdi.
Tabii ki Galatasaray'ın zaafları da yok değil. Bunlardan en önemlisi Galatasaray defansında Uflaruji ve Hakan haricinde ayağa pas yapan ve topu ileriye taşıyan defans oyuncusunun olmamasıdır. Gökhan ve Sabri'nin mücadele güçlerinin çok yüksek olmasına rağmen teknik kapasiteleri çok kısıtlı. Durum böyle olunca da Galatasaray'da top bu iki oyuncuya geldiğinde geriden oyun kurma problemi boy gösteriyor. Bu iki oyuncunun birde rizikolu oyunu sevmesi işin cabası. İleride pres yapan ve kaptığı topları iyi kullanacak oyunculardan kurulu Beşiktaş,Fenerbahçe,Trabzonspor ve Bursaspor gibi her takıma karşı Galatasaray defansı çok zor anlar yaşar.
Galatasaray dün gece 3 gol atmasına rağmen hala Forvet hattında problem olduğunu düşünüyorum. Gol atma konusunda Elmander yalnız kalıyor. Elmander maç içinde o kadar çok koşuyor ve pres yapıyor ki; sonunda gol vuruşu yapacak enerjisi kalmıyor. Baros'a ise herhalde terim tam güvenemiyor. Baros'u ilk 11 e koyuyorsun sahada geziniyor, oyuna sonradan koyuyorsun ya gol atıyor ya penaltı yaptırıyor. Haklı olarak Fatih Hoca da ne yapacağını bilemiyor.
Galatasaray sağ ve sol taraftan hücum edemiyor. Bunun başlıca sebebi Kazım ve Riera'nın çok fazla içeri girmesidir. Esasında onların boşluğunu ileriye çıkan Hakan Balta ve Sabri'nin doldurması gerekir. Fakat ileriye çıkan Sabri'nin adrese teslim orta yapamaması ve Hakan Balta'nın da geri dönme probleminden dolayı ileri yeterince çıkamaması Galatasaray'ın halletmesi gereken en önemli sorunudur.
Sevgiyle kalın




































































