Futbol denilen bu güzel oyunu 40 yıldır seyrederim. Bu 40 yıl içinde böyle bir hakem rezaletine şahit olmadım. Bunu gerçekten tüm içtenliğim ile söylüyorum. Kimse kimseyi ; ' hakemdir hata yapar, o da insandır; yok efendim Futbolcular ve Teknik direktörler hata yapıyor, hakemin hata yapma hakkı yok mu ' gibi zırvaları ile uyutmaya ve kandırmaya kalkmasın. Dün gece Ali Samiyen Spor Kompleksinde tam bir Galatasaray kıyımı yaşanmıştır. Ama; bu kıyımın cezasız kalmayacağına, bu kıyıma dahli olan herkesin ve her kurumun eninde sonunda bu bedeli ödeyeceklerine inancım tamdır.
Ben şahsen bir hakemi eleştirecek isem; onun çaldığı düdüklere değilde çalmadığı düdüklere bakarım. Fakat dün gece hem çaldığı hem de çalmadığı düdüklere baktığımda; inanın bir Futbol seyircisi olarak Türk hakem camiasının düştüğü durumu görünce; utandım ve içim acıdı.
Ben sadece yayıncı kuruluştan; Abdullah Yılmaz'ın Galatasaray'ın 2. golünden sonra ki duruşunu yakın çekimde vermesini rica ediyorum. Abdullah Yılmaz'ın vücut dili sanki ' Nasıl 10 kişi kalmış Galatasaray 2. golü atabilir, ben nerede hata yaptım' diyordu.
Kaleye çaprazdan 35-40 m. mesafede yapılan bir foule hemde tüm Galatasaray defansı geriye koşuyorken; nasıl bir hakem son adamdan dolayı kırmızı kart verebilir ?. Bunu futbol bilgisi ile değil ancak kötü niyetle açıklayabilirsiniz bana. Nasıl bir yan hakem 2 metre önünde olan bir pozisyonda devam derde 20 metre mesafeden bir orta hakem görebilir. Aynı yan hakem Sabri'nin harika top çalmasına foul veriyor ve bu pozisyon yan hakemin 3 metre ilerisinde oluyor. Abdullah Yılmaz Sabri'nin pozisyonunun bal gibi foul olmadığını biliyordu. Fakat başka bir şey daha biliyordu. Eğer o pozisyonda Sabri'ye foul çalarsa, Sabri'nin itiraz edeceğini ve Sabri'yi oyundan atacağını da biliyordu. Kim bana nasıl Abdullah Yılmaz'ın Melo'yu oyundan atamamasını açıklayabilir. Sen 40 metredeki yapılan bir foulden dolayı Servet'i atacaksın ama 5 metre önünde ki Melo'nun yapmış olduğu kırmızı kartlık pozisyonu görmeyeceksin. Bunun adı Eyyamdır, Eyyam.
Maçın daha başında Engin'in çalmış olduğu topta da hiçbir foul yoktu. O pozisyon devam etse Galatasaray %100 bir gol şansı yakalayacaktı. Maç boyunca tam 3 kere Gaziantepspor'lu futbolcular kendilerini caza sahasında yere attılar ve Abdullah Yılmaz devam dedi. Peki niye kart göstermedi? Uflaruji ile Olcan topa birlikte koşuyorlar, Olcan kendini yere atıyor, Abdullah Efendi yine foul çalıyor.
Muslera 3 hafta önce oyundan haksız atıldı, Ebue'nin geçen hafta % 100 penaltısı verilmedi, bu hafta oyunun en kritik bölümünde haksız bir kırmızı kart ve onlarca rakip takıma gösterilmeyen kart var. Peki bu işin sonu nereye varacak? Galatasaray seyircisi ne kadar daha ' ya sabır' çekecek. Eğer dün gece o tribünler hakemin kafasına inmediyse; bu; Galatasaray taraftarının sağ duyusundan kaynaklanıyor.
Hani ' Bazı Teknik Direktörler başarısızlığının sebebini hakemlerde arıyor' diyen Yusuf Namoğlu nerede şimdi? Hadi bir açıklama yapsana... Nerede sizlerde o yürek. Fatih Terim aynaya bakıyor; sen hiç merak etme. Bu aynada ne görülüyor biliyor musun? Senin zamanında yönettiğin maçlar kadar Galatasaray'ın kupası var. İşte bu görülüyor. Senin adını Dünya'da telafuz eden yokken, Galatasaray'ın adı Afrika'da ki çölde yaşayan insanlar tarafından bile biliniyor. O aynada Türkiye'nin en çok bilinen markası görülüyor. Şimdi sen bir aynaya bak ta; ne gördüğünü bir bana söyle.
Acaba hakemlerin özellikle Galatasaray maçlarını kötü yönetmesinin sebebi, Sayın Ünal Aysal'ın şike soruşturmasında ki çok haklı çıkışı ve söylediklerinin birer birer olması olabilir mi? Yoksa Mehmet Ali Aydınlar'a canlı yayında etmediği hakareti bırakmayan kendisini Voleybol şubesi sponsorluğundan atan Fenerbahçe'nin sevgili başkan vekili Nihat Özdemir'in geçenlerde 'Federasyona güvenimiz tamdır' açıklaması olabilir mi? Yoksa,Yoksa,Yoksa....
Dün akşam Galatasaray ile gurur duydum. Galatasaray önce 10 kişi sonra da 9 kişi kaldığında bile sahanın tek hakimiydi. Pres yaptı, top çaldı, pozisyon kovaladı ve her bir futbolcu kanının son damlasına kadar sahada savaştı. Burada Elmander için ayrı bir parantez açmak lazım. Bu adam insan falan değil. 9 kişi kalmış bir takımda bile sağ beke kadar gelip top çıkardı ve sürekli takımının ileride pres yapmasını sağladı. Sabri belki Galatasaray'da ki en olumlu futbolunu oynadı. Ama o da bilemezdi ki sahada böyle bir hakemin olacağını. Bu takımda şimdilik tek sırıtan ve beklentilerinin çok gerisinde kalan Ebue dir. Maalesef bir tek Ebue dün akşam savaşmadı. Ebue böyle giderse büyük ihtimalle devre arasında yollanır.
Galatasaray taraftarlarına bir kez daha sonsuz teşekkürler. Hakemin o kadar kışkırtmasına rağmen sadece takımlarını desteklediler ve hiçbir taşkınlık yapmadılar. Tabii birde Taraftarlar taşkınlık yapıp Galatasaray 2-3 maç seyircisiz oynasaydı; başta TFF ve MHK olmak üzere Abdullah Yılmaz zil takıp oynarlardı. Onların bu planını bozdukları için Galatasaray taraftarlarına bir kez daha sonsuz teşekkürler.
Gaziantepspor'u da tebrik ediyorum. Onlarda kendiler için çok önemli olan bir maçı kazandılar.




































































