Çarşamba günü TT Arenada tam bir Galatasaray shovu vardı. Galatasaray futbol adına ne gerekiyorsa her şeyi yaptı.
Böyle şeylere inanmam ama Fenerbahçe Galatasaray karşısında birileri tarafından korunuyor. Her Galatasaray maçında Fenerbahçe gerçekten tesadüf olmayacak kadar şanslı. Ben bunca yıldır futbolun içindeyim; bir kere bile Galatasaray'ın Fenerbahçe'ye karşı iyi oynamayıp ta kazandığı maçı hatırlamam. Çarşamba günü de normal şartlarda maç daha ilk 20 dakikada biterdi. Eğer Galatasaray'ın yakaladığı pozisyonları Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlun'da yakalasa tarihi farka gider daha 20 dakika dolmadan maçı 4-0 yapmıştı bile. Acaba bu iş beceriksizlikten mi yoksa şanstan mı kaynaklanıyor; anlamadım gitti.
Sorulması gereken esas soru şu: Galatasaray mı çok iyiydi yoksa Fenerbahçe mi çok kötü günündeydi? Bence ikiside. Fenerbahçeyi Galatasaray karşısında hiç bu kadar kötü görmedim; Galatasaray'ı da son yıllarda Fenerbahçe'ye karşı bu kadar iyi görmedim.
Özellikle ilk yarıda Fenerbahçe adına yakışmayacak kadar korkak bir futbol sergiledi. O sağadan bindirmeleri ile ünlü Gökhan gönül bile tüm ilk yarı boyunca neredeyse hiç orta sahayı geçmedi. Herkes diyor ki ' Alex forvet oynar mı ve Alex çok kötüydü' Fakat kimse ' Acaba Galatasaray orta sahası başta Melo olmak üzere Selçuk ve Emre Alex'e top gösterdiler mi ' diye sormuyor.. Top hangi Fenerbahçe'li futbolcunun ayağına gelirse gelsin orada en az iki Galatasaray'lı futbolcu pres yapıyordu.
Terim her zaman ki gibi böyle maçlara rizko alarak başladı. Çok yetenekli olmasına rağmen bugüne kadar bir türlü istediğini sahaya yansıtamayan Emre Çolak dün gece tam 10 numara bir futbol sergiledi. Bana göre Emre Çolak'ın kazanılması Galatasaray'ın 3-1 lik galibiyetinden bile daha önemlidir. Nasıl son 4 maçtaki muhteşem performansı ile Semih Kaya Galatasaray'ın 10 senelik stoper ihtiyacını karşılayacaksa, Emre Çolak ta Galatasaray'ın en az 10 senelik orta saha ihtiyacını karşılayacaktır.
Aykut Kocaman ikinci yarı Semihi forvete , Alex'i forvet arkasına, Stock'u sağ kanada, Caner'i de orta sahanın ortasına alınca, Fenerbahçe ikinci yarının başlarında Fenerbahçe gibi oynamaya başladı. Aykut Kocaman'ın bu hamlesine Fatih Terim; Ayhanı orta sahaya, Riera'ı sağ tarafa, o ana kadar sağ tarafta oynayan Emre Çolağı da orta sahanın ortasına alarak cevap verdi. Zaten o andan sonrada oyun dengelendi ve Melo'nun 3.golünden sonra her şey Fenerbahçe için bitmiş oldu. Alex'in 90+2 de attığı gol ise Fenerbahçe için teselliden öteye gidemedi.
İleride Elmander ve Baros ikilisi, orta sahada Selçuk, Melo, Emre Çolak üçlüsü, defansta da Ebue, Uflaruji,Semih Kaya ve Hakan dörtlüsü dün akşam gerçekten muhteşem oynadılar. Muslera'yı söylemiyorum çünkü ona hemen hemen hiç iş düşmedi. Sadece Kazım çok kötü oynamasa bile vasatı aşamadı.
Fatih Terimin'de söylediği gibi Çarşamba günü son yılların en centilmen Galatasaray-Fenerbahçe maçını seyrettik. Tabii ki bunda Galatasaray taraftarlarının da katkısı büyüktü. En ufak bir şey sahaya atılmadı. Taraftarlar futbolculara inanılmaz bir orkestra eşliğinde öyle bir destek verdiler ki; saha içinden tribüne çıkan bir güvenlik görevlisi 'aşağıda sanki depremde ki gibi saha titriyor ' demekten kendini alamadı. Statta öyle bir uğultu vardı ki; sabaha kadar beynimde çınlayıp durdu.
Çarşamba akşamı Galatasaray'ın oynadığı futbol skordan çok daha önemlidir. Galatasaray eğer bu futbolunu her maça taşımayı becerebilirse; önümüzde ki yıllarda yine Avrupa'nın en tepesinde olur.
Sevgiyle kalın





































































İnsan attan inip hiç eşeğe biner mi
Dü Düriye komşu kızı Düriye
Naz etme gel beriye mahsun bakma öyle
Dü dü dü Düriye komşu kızı Düriye
Hele hele gel beriye dargın mısın söyle
İnci boncuk tanesi boynunu süsleye
Yedi köyün hanesi feda sana Düriye
Dü dü dü Düriye komşu kızı Düriye
Benim gönlüm kimde senin gönlün kimde