Bir futbolcu, ancak bu kadar ihanet denen o rezil duyguşu dışa vurabilir ! Taraftarın bağrına bastığı bir futbolcu, milyonlarca insanın merakla, heyecanla sonucunu takip ettiği bir maçta formasına, taraftarına, yönetimine, ailesine hatta kendisine ancak bu kadar yanlış yapabilir..
Bu sezon bir türlü istediği sonuçları alamayan Beşiktaş ve teknik direktör Schuster ile olmak yada olmamak maçı olan Fenerbahçe derbisinde, herşey güllük gülistanlık iken, bir çuval inciri berbat eden bir futbolcu ortaya çıktı. Skor üstünlüğünü elinde tutan, rakibinden daha moralli olan takımını alaşağı eden Ferrari'nin artık 1 dakika bile bırakın kulüpte durmasını, Türkiye'de tutmamak gerekli.
Kırmızı kart pozisyonundan 5-10 dakika önce zaten Lugano'yu bir pozisyonda Kurtdereli Mehmet Pehlivan gibi, sarılıp yere düşüren Ferrari, herkesin "penaltı" diye bağırdığı anda maçın hakem Cüneyt Çakır'ın gözünden kaçmayı başarmış ama, ne tribündekilerin ne de TV başında bu derbiyi izleyenlerin gözünden kaçmamıştı..
Ama, ilahi adalet bir kez daha ortaya çıktı. Olmadık bir anda, tehlikeyi bırakın topun Beşiktaş defasından uzaklaştığı bir anda, arkasından gelen Lugano'ya kasıtlı olarak dirseği geçiren Ferrari, kırmızı kartı haklı bir şekilde görüp oyun alanını terkederken, beraberinde neler neler götürdüğünün farkında bile değildi !
Yaptığı terbiyesizliğe rağmen hâla "ben ne yaptım" edasında itirazlarda bulunan Ferrari, taraftarının umudunu, takım arkadaşlarının emeğini, yönetimin maddi manevi desteğini, rakibinin umutsuzluğunu alıp götürdü. O ana kadar 2-1 yenik durumda bulunan Fenerbahçe, "Bu dakikadan sonra ne yapacağız" diye düşünürken, penaltı ve kırmızı kart kararı ile umutlarına umut ekledi.. Yani, herşey Fenerbahçe'nin lehine döndü. Şampiyonluğu alnına alan Fenerbahçe de, penaltı golü sonrasında inönü'nün hakimi olmak için bastırdı bastırdı ve peş peşe golleri bulup galibiyete yelken açtı.
Penaltı golü, ardından Alex'in resitali, skor tabelasındaki gibi Beşiktaş'ın tarumar olduğunun belgesi oldu. Fenerbahçe, sahada 10 kişi kalan, umutları çimlerin altına gömülen ezeli rakibi Beşiktaş'ı alt etmekte zorlanmadı.
Konuk ekip, halkı bir galibiyet alıp Kadıköy'e sevinçli döndü.. Ama Beşiktaş, haksız bir yenilgi gördü. Bu haksızlığı yapan ne hakem, ne Fenerbahçe ne de taraftar idi. Bu haksızlığı bu ihanet gibi kara bulutları Beşiktaş'ın üzerine gömen sadece Ferrari oldu.. Skor 2-1 iken Beşiktaş'ın kaçırdığı gol pozisyonu da maçın kırılma anlarından birisiydi. Ama kesinlikle Ferrari'nin bu takıma yakışmadığını net olarak gördük..
Beşiktaş Başkanı sayın Yıldırım Demirören, artık bu saatten sonra kesinlikle ne hakeme ne de rakibe bir şey demeyecek. Ferrari'ye "Tasını tarağını topla ve bu kulübe bir daha adım atma" demeli. İbrahim Üzülmez'in sözleşmesini bir çırpıda iptal eden Beşiktaş yönetimi, bedeli ne olursa olsun Ferrari'yi de kapının önüne koymalı. Hem de zaman geçirmeden..
BU YAZIYI FACEBOOK'TA YORUMLAMAK İSTERSENİZ TIKLAYINIZ...




































































