Her zaman söylediğim bir şey vardır.. Kulüplerde yönetim kurulu listesine ismi yazılanlar, her zaman yönetici olamaz. Sırf kalabalık olsun diye veya aile fertlerinden destek alabilmek adına isimleri kağıda yazılan şahsiyetler, esas o noktadan sonra büründükleri sıfatı kaldırıp kaldıramayacağını gösterir.. Yani yöneticiliği hak ediyor mu, etmiyor mu ?
Üç kuruş para vermekle kendini dev aynasında görenler, dediğim dedik çaldığım düdük moduna girenler, ne yazık ki bulundukları ortama yarar değil zarar getirmişlerdir.Erciyesspor da, yıllardır bu sıkıntıyı üzerinden atamadı.Sezon başında gerçekleştirilen Genel Kurul’da “Çıraklık, kalfalık dönemi bitti. Ustalık dönemi başlıyor” diyen sayın Ziya Eren, umutlarımı boşa çıkarmaya başladı. Erciyesspor, sezona çömez bir kadro ile başlamasına rağmen azımsanamayacak derecede başarılı oldu. Buna rağmen Yönetim Kurulu’ndaki insanlar, başarılı takımın başarılı teknik direktörünü istifa ettirdi. Ve buna sayın Ziya Eren, seyirci kalmaktan öteye geçemedi. Masaya yumruğunu vuramadı.
Erciyesspor’da yöneticilik yapmayı kaf dağının ardına ulaşmak gibi gören bazı insanları yönetimden uzaklaştıracağını düşünürken, gelinen şu son noktada benim gözümde sınıfta kaldı.Ustalık belgesine yaklaşırken, geriye gitti. Her şeyin yolunda olduğu, başarı grafiği yüksek olan bir takımda aniden hoca değişikliği yapılması hiç de iyiye delalet değil.
Hocanın, şahsi kaprisleri olmamış.. Ekstra para istememiş. Ev, at, kat, yat, avrat istememiş.. 3 yada 4 futbolcu alınsın istemiş..
Bunları niye istemiş! “Canım gibi sevdiğim” dediği Erciyesspor’u Süper Lig’e çıkarmak için istemiş.. Peki, hocanın raporunu okuyan yöneticiler, ne yapmış! “Kralı gider, benim getirdiğim futbolcu gitmez” demiş.. “Kulübe para veriyorum. O futbolcu benim kontenjanım” cümlesini kurmuş.., Kimsenin beklemediği bir dönemde takımı şampiyonluk yarışı içine sokan hocanın ayağını kaydırmış.. İyi o zaman, her yönetici olan, her kulübe para veren, birer futbolcu getirsin. Transfer Komitesi kurmaya da gerek kalmaz..
Bu zihniyet Türk futboluna, hocasına yapılan büyük ayıp, büyük kayıp, büyük gaflettir.. İnsana demezler mi? Eyy kendini yönetici sanan şahsiyet.. Oraya geliyorsan, yönetici apoletini takıyorsan elini cebine atmayacak mısın? Güneş gözlüklerini takıp, sadece hava mı atacaksın? 3 hoca değişikliği olmasına rağmen getirdiğin futbolcunun tek bir maçı olmamasından hiç mi utanmıyorsun?
Eyy kendini dev aynasında gören şahsiyet.. Üç günlük futbol bilgine rağmen teknik direktörden daha çok hoca olduğunu sanmayı nasıl sindirebiliyorsun? Daha düne kadar “Büyük hoca” dediğin insana şimdi nasıl oluyor da “Bu adam ne yapıyor” diyebiliyorsun..
Yazık.. Erciyesspor’a yazık olacak..Ne de güzel bir hava yakalanmış, özlemi çekilen noktaya gidiliyordu.. Bir kez daha yazık ki, alt yapıdaki futbolcular yine kaybolacak. Alt yapıya ciddi önem veren, gençlerin elinden tutan bir teknik direktör, Erciyes’ten yıldız gibi kayıp gitti..Erciyesspor adına, camia adına üzülüyorum.. İstediği olanlar, hocanın kellesini alanlar ise varsın sevinsinler.. Kaprisleri galip geldi..




































































