Kayseri Erciyesspor, sezon başında 3 yıllık bir planlama ortaya koyup geleceğin takımını oluşturmak ve 3 yıl içerisinde Süper Lig’e çıkmayı hedef seçmişti. Ancak ben dahil çoğu insanın yanlış tercih olarak gösterdiği Teknik direktör Fikret Yılmaz ve ekibi, futbolcular ile birlikte 27 puan toplayınca işin rengi değişmişti.
Hem de öyle bir değişti ki, hangi rengi ararsan vardı ! Ancak başkan Ziya Eren’in 2012 yılındaki ilk demecinde bu sezonki hedefin mutlak suretle şampiyonluk olduğunu belirtmesi ve bu yönde çalışmaların yapılması, ateşin üzerine benzin dökmek gibi oldu.
Beraberliklerin veya yenilgilerin hafif şiddette atlatıldığı Erciyesspor’da bu yıl oynanan futbol ve elde edilen skorlar iyice mercek altına yatırıldı. Büyüteçten geçen Erciyesspor’un şampiyonluk yerine kümede kalma mücadelesi veren bir takım hüviyetine bürünmeye başladığı gözlenir oldu.
Ligin ilk yarısının ilk 6 haftasında 12 puan toplayan Kayseri Erciyesspor, 2012 yılında oynadığı 6 maçta ise sadece 3 beraberlik alarak 3 puanı hanesine yazdırabildi.
Rakipler ise puanlarını katlamaya devam ederken, puan tablosunda üst sıralara doğru çıkışlarını sürdürürken Erciyesspor’un kaplumbağa hızında yürümesi sindirilmez bir hale geldi.
Bırakın sindirmeyi gargara bile yapmak hoşumuza gitmiyor.
Verilen sözler akıllara geliyor..
Demeçler beyinleri karıştırıyor.
Ortaya Erciyesspor’un kurulan cümlelerin tersine hareket ettiği gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Burada Başkan Ziya Eren ve Teknik Direktör Kemalettin Şentürk’ün “Üzerine koyarak gidiyoruz. İyi yoldayız” şeklindeki demeçlerine zerre kadar katılmadığını söylemek ve kendilerine teessüflerimi bildirmek istiyorum.
Şampiyonluğa oynayan bir takım, bu sonuçları mı alması gerekiyor. Bakın Rizespor’a… Rize’yi şaha kaldıran bir teknik heyet, işler kötü gidince yolunu ayırdı. Kötü gidişatın önüne geçmek adına atılan bu hamleyi artık Erciyesspor için de kaçınılmaz olarak görüyorum.
Ama hatayı kendilerinde görmeyerek futbolcularını kamuoyunun önüne atarcasına, “Hocamızdan memnunuz. 8 transfer yaptık. Ama takımda bir uğursuzluk var” cümlesi ile adeta kocakarı ilaçlarına davetiye çıkaran sayın Ziya Eren, futbolda uğurun uğursuzluğun olduğuna inanıyorsa, futbolcularına kurşun döktürsün ve stadın kapısına at nalı taktırarak uğursuzluğu kovmaya çalışsın!
Ne Ziya Eren ne de Kemalettin Şentürk’ün “Kötü gidiyoruz. Buna çare bulmamız lazım. Krizdeyiz” cümlesini kurup da, taraftarı hayal kırıklığına uğrattıkları için özür dilemedikleri sürece de bu iki şahsın Erciyesspor için samimi olduklarına inancım kuvvetlenmeyecek.
Erciyesspor camiası, kötü gidişatına son vermek için Lafonten’den Masalları bir kenara bırakıp gerçekler ile yüzleşmeli. Neyin, nerede, nasıl yanlış yapıldığı aşikâr. Halen tribünlere oynamak bu takıma yarar değil zarar getiriyor..




































































